October 6, 2022

Danış-Beştaş: Her gün cezaevlerinden cenazeler geliyor



Fotoğraf: MA

Hasta mahpusların yakınlarının Diyarbakır’da başlattığı Adalet Nöbeti açıklaması, 275. gününde Diyarbakır Adliyesi önünde yapıldı.

Eyleme, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış-Beştaş, Özgür Kadın Hareketi (TJA), Mezopotamya Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER), Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) katıldı.

“Normal değil, kabul etmeyeceğiz”

Diyarbakır T Tipi 2 Nolu Cezaevi’nde tutulan Hamdusena Ada’nın ablası Reşahat Ada eylemde yaptığı konuşmada, yakınlarının serbest bırakılarak tedavi edilmesini istedi. Ada, cezaevlerinde COVID-19 vakalarının arttığını belirterek, hasta mahpusların hastaneye götürülmediğini söyledi.

Ardından söz alan HDP Grup Başkanvekili Meral Danış-Beştaş, cezaevlerinde yaşanan sorunların Türkiye’nin dört bir yanını sardığını ifade ederek, “Sadece Diyarbakır’da değil, Tekirdağ’dan Van’a, Ordu’dan Mersin’e yayıldı. Cezaevlerinde ölüm, cinayetler olağanlaştı. Hasta mahpusların tedavi edilmemesi olağanlaştırılmak isteniyor. Bunlar normal değil, hiçbirini kabul etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Cezaevleri bir ülkenin aynasıdır”

AKP Meclis Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın “diktatörlük” eleştirilerine dair, “Diktatörlük olsaydı, seçim mi olurdu?” sözleriyle ilgili de şu değerlendirmeyi yaptı:

“İnsanın gülesi geliyor. Diktatörlük olduğu için insanlar konuşamıyor, hapishaneler tıklım tıklım. Gazeteciler, siyasetçiler, kadınlar hapishaneleri doldurmuş. Diktatörlük dediğimiz tam da budur, Sayın Bülent Turan, seçimleri bile hileyle kazanmak için yandaş basını devreye koydunuz. Türkiye’de direnen milyonlarca yurttaş, kadınlar, gençler var. İnsan hak ve özgürlükleri mücadelesi, kadın hakları mücadelesi veren milyonlarca insan var.

“Cezaevleri bir ülkenin aynasıdır. Cezaevinde yaşananlar, o toplumun tamamını yansıtır. Cezaevleri, devletin en üst düzey sorumluluğunun olduğu yerlerdir. Orada bir mahpusun tırnağı kanasa, bunun sorumlusu cezaevi yetkilisi, iktidardır.

“Her gün cezaevlerinden cenazeler geliyor. Son 8 ayda 48 mahpus yaşamını yitirdi. Yüzlerce hasta mahpus adım adım ölüme gidiyor. Mehmet Emin Özkan’ı iki defa ziyaret ettim. Mehmet Emin Özkan’ın tek bir talebi var. Ölmeden önce ailemin yanında bir tas su içeyim, vedalaşabileyim. Aysel Tuğluk, iki defa milletvekilliği yapmış, demans hastası. AYM en son hastalığını kabul ederek, tahliye kararı vermiyor. Çevik Bir tahliye edildi.

“Madımak Katliamı’nın sanığı ağırlaştırılmış müebbet hapis alan adamı Cumhurbaşkanı yaşlı diye bırakıyor. Ama diğerlerini bırakmıyor. Bu düşmanlıktır. Bu düşmanca duygularla hukuku uygulamaktır.

“Annesi, oğlunu 4 yıldır göremiyor”

“Civan Boltan’ın annesi Bolu’daki oğlunu 4 yıldır göremiyor. Bakanlık ailesinden binlerce kilometre uzağa veriyor. Ailelere de ceza veriyorlar. Diğer ailelerimizin çocuklarının tahliyesi geldiği halde, infazı ‘Niye elini cebine koydun’ gibi keyfi sebeplerle yakılıyor.

“Bu devran böyle dönmeyecek. Emin olun dönmeyecek. Bugün bu suçu işleyen herkes adalet sarayında sanık sandalyesinde oturacak. Biz de müdafi koltuğunda onlara hesap soracağız. İşkencenin de ayrımcılığın da kadına yönelik şiddetin de Kürt düşmanlığının da hesabını teker teker verecekler.”

Danış-Beştaş, hasta ve infazı yakılan tutukluların serbest bırakılması çağrısı yaptı. (AS)



Apsny News

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: