October 6, 2022

Kayseri’de 4 bin yıl önce pastırmanın atası kurutulmuş et tüketiliyordu


Kazı çalışmalarının 1948 yılından bu yana sürdüğü Kayseri Kültepe‘de bugüne kadar 23 bin 500 çivi yazılı tablet bulundu.

UNESCO Dünya Belleği Listesi‘ne giren çivi yazılı tabletler farklı disiplinlerdeki bilim insanlarınca inceleniyor.

Kültepe Kazı Evi’nde 29 Temmuz 2022’de düzenlenen 5. Uluslararası Kültepe Toplantısı’na ev sahipliği yapan Kazı Başkanı Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, toplantıya çivi yazılı tabletleri inceleyen farklı disiplinlerde 11 ülkeden 45 bilim insanının katıldığını ve Kültepe’nin konuşulduğunu anımsattı.

Kültepe tabletlerinin pek çok yönünün bilim insanlarınca incelendiğini aktaran Kulakoğlu, bir tablette iki tüccar arasında geçen mektuplaşmada uzun yola gidenlerin yanına hem tüketmek hem de hediye amacıyla yiyecek aldığını, bunlar arasında Kayseri’nin meşhur pastırmasının atası olabilecek kurutulmuş etin de bulunduğunu belirtti.

HEM EKMEĞİ HEM ETİ KURUTUYORLARDI

Uzun yola çıkanların yiyecekleri en sağlıklı şekilde kurutarak yanlarında taşıdığını anlatan Kulakoğlu, “Ekmeği nasıl kurutup galeta ya da peksimet gibi yanlarına alıyorlarsa eti de kurutup saklıyorlar. Doğal olarak yolculuğa çıkan insanlar yanlarında yiyecek taşımak zorunda. Sizi uzun zaman idare edecek kadar kurutulmuş yiyeceklere ihtiyacınız var” dedi.

Leiden Üniversitesi Asuroloji Bölümü Öğretim Üyesi Hollandalı Dr. Jan Gerrit Dercksen ise çivi yazılı tabletler içinde ailelerin kendileri için aldığı yiyeceklerin fiyatlarını gösteren listeler bulunduğunu, bunların içinde önemli bir yer tutan etin bütün haliyle ya da bir kısmının saklandığını ifade etti.


ET, EKMEK, SOĞAN YİYORLARDI

Dercksen, listelere göre Kültepe’de yaşayanların et, ekmek, soğan yediklerini, arpa ve buğday gibi ürünler yetiştirdiklerini anlattı.

Bunların dışında Kültepe’de sıra dışı ürünler de bulunduğunu ifade eden Dercksen, kurutulmuş karides ile balık ve etin bu yiyecekler arasında yer aldığını kaydetti.

Tüccarların bir seyahate gittiklerinde nereden ne alacaklarına dair bir liste tuttuğunu belirten Dercksen, yazılı metinlerdeki ‘umşu’ kelimesinin kurutulmuş et, ‘pannaru’nun ise Kaniş peyniri anlamına geldiğini aktardı.

Dercksen, yol üstünde yemek pişirmenin zorluğundan dolayı kurutulmuş et tüketildiğini ve bunun parça et şeklinde olduğunu dile getirdi.



Apsny News

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: