October 1, 2022

Gecenin bir yarısında korkunç seslerle uyanmak – İsmail Daye


* Fotoğraflar: İsmail Daye

Bu gece 03:00 civarı korkunç seslerle uyandım. Yarı uykulu yarı uyanık çevremizi bombalıyorlar diye düşündüm. Kısa bir panik yaşadım. Sonrasında sesler kesildi ve ben ağır ağır kendime gelmeye başladım.

Yattığım yerden kalkıp sağa sola bakmaya çalıştım ama o saatte nereye bakacaksın ki? En iyisi hazır sesler kesilmişken yatağımda uzanıp çevreyi dinlemek diye düşündüm. Bir süre sonra yan komşularımızın seslerini işittim. Belli ki onlar da seslerle uyanıp konuşmaya başlamışlardı. Sonrasında çevreyi dinlemeyi sürdürürken yeniden uykuya dalmışım.

Sabah Zaporijya merkeze gitmem gerektiği için köyden saat 10:00’da hareket ettim. Özel bir taksiye otostop çektim. Burada üç özel araca el kaldırırsanız ikisi neredeyse duruyor. Minibüs ücretinden biraz fazla alıyorlar ama neredeyse minibüs ile aynı yol ücreti sayılır. 

Zaporijya girişinde aracımız durduruldu. Kimliklerimizi kontrol ettiler. Araçtan inmedik. Ukrayna kimliğimi uzattım. Bu arada Türkiye pasaportumu da hazırlamıştım. Kimliğimi inceledi ve geri vererek iyi yolculuklar diledi. Biraz şaşırdım. Kendi kendime acaba artık beni tanıyorlar da o yüzden mi böyle oldu ya da bu görevli farklıydı da o yüzden mi tam anlayamadım. Geçen sefer kimlik denetiminde sorun yaşamıştım. Ayrıca pasaport istenmişti.

Yasaklanan döviz tabelaları, bankalarda kuyruklar

Zaporijya şehir merkezini oldukça sakin buldum. Ara ara hafif yağmur yağıyordu ve gök gürültüsü oluyordu. Önce bu gürültülerden çok tedirgin oldum, sonra siren sesi olmayınca kesin bunlar gök gürültüsü diye sakinleştim. Ukrayna alışveriş merkezine yöneldim. Giderken çevreyi gözlemledim. Neredeyse bütün kafeterya ve restoranlar açıktı. Tek tük müşteri vardı.

Döviz fiyatları belirten tabelaları yerinde görünce çok şaşırdım. Çünkü iki hafta öncesinde bu tabelaları Ukrayna yetkililerin yasakladıklarını okumuştum. Serbest piyasada dövizin artışını speküle ettiği düşünülmüştü. Sadece bazılarını aynı yerlerinde görmedim.

Devlet bankası olan Oşad bankalarının şubelerinin önünde epey bir kuyruk gördüm. Önce bununun nedenini anlayamadım. Sonrasında Oşad bankın döviz kurlarını görünce durumu anladım. Diğer döviz bürolarından daha ucuza döviz satıyordu.

Kapalı AVM’ler

Ukrayna alışveriş merkezinin önüne varınca çok sayıda insanın mağazanın önünde, duvar diplerinde oturarak ya da ayakta beklediklerini gördüm. Öğle saat 12:00 olduğu için bu kalabalığa anlam veremedim. Alışveriş mağazasının kapısında girmek için kapıyı itince kapının açılmaması üzerine durumu hemen anladım.

Oradaki bir kadına neden açık değil diye sordum, bilmiyorum dedi. Sonrasında açılıp açılmadığını bilmiyorum. Bu kadar büyük bir alışveriş mağazasının kapalı olması normal bir durum değil.

Düşen sebze fiyatları

Şehir merkezindeki halk pazarına gittim ve orayı epey bir gözlemledim. Sebze fiyatları oldukça düşmüş. İki satıcı kadınla görüştüm. Rahatça fotoğraf çektirip poz verdiler. Onlarla tanıştım. Ayaküstü biraz konuştuk.

Herson işgal altında olmasa daha ucuza fiyatların olacağını söylediler. Belinkoe de yaşadığımı söyleyince sattıkları ürünlerin bazılarının yaşadığım köyden geldiğini söyleyip o ürünleri gösterdiler. Et ve peynir reyonlarının fotoğrafını çekmek istedim. Neredeyse aralarında sözleşmişler gibi hiçbiri fotoğraf çekmeme izin vermedi. Neden izin vermediklerini de anlayamadım.

Su fıskiyesinin bulunduğu parkta işçiler havuzun bakımını yapıyorlardı. Çevresinde çocuklar kiralık oyuncaklarla parkın tadını çıkarıyorlardı.

Kenti terk eden güvercinler

Yanımda ekmek götürmüştüm. Özellikle kuşlara vermek için ayırmıştım. Epey bir çevreme bakınarak kuş aradım. Başlangıçta çok tedirgin oldum. Çünkü ortalarda bir tane bile kuş gözükmüyordu.

Sonra bir tane gördüm. Çok sevindim. Tek tük güvercinler gördüm. Onlara yönelerek elimdeki ekmeği verdim. Öncesinde park güvercinden geçilmiyordu. Şu anda onlar da sanıyorum bu roket ve bomba seslerine dayanamayarak kenti terki diyar etmişler. Neredeyse mülteci ya da sığınmacı olarak gittiler, orasını bilemiyorum.

Konuştuğum bir erkek de gecenin bir yarısında benim gibi roket sesleri ile uyandığını söyledi. Elektrikli tramvaylar hala ücretsiz olarak yolcu taşımaya devam ediyor. Dört saat boyunca şehir merkezinde kaldım. Hiç siren sesi işitmedim. Kenti oldukça sessiz ve sakin buldum.

Kesilmeyen bomba sesleri ve sirenler

Dönüşte çevreme gece Zaporijya ya atılan dört roket ile ilgili sorular sordum. Yanılmıyorsam Çinlilerle ortak olunan motor fabrikasının roket ile vurulduğunu öğrendim. Şevçenko bölgesine roketlerin atıldığını söylediler. Bir hafta öncesinde de yine aynı bölgeye roketler atılmıştı. Gecenin bir yarısı olduğu için ölü ve yaralının şimdilik olmadığını söylediler. Ayrıntısını tam bilmiyorum.

Motor fabrikasının Çinliler ile ortak olduğundan dolayı vurulmayacağına yönelik söylentiler dolaşıyordu. Eğer bu bilgi doğruysa bu söylentilerin de söylentiden öte bir anlamının olmadığı ortaya çıkmış oluyor.

Son günlerde çevremizde bomba sesleri neredeyse hiç kesilmiyor. Çalan sirenlerin sıklığı ise inanılmaz bir şekilde artmış durumda.
Köye geldikten sonra 5-6 saattir bomba ve siren sesi duymuyordum. Bir an kendine kendime sevinecek bile oldum. Heyhat; daha bu yazıyı ortalamadan yeniden köyde siren çalmaya başladı. Bunun anlamı Rusya yine Zaporojya bölgesinde bir yerleri vurdu demek. Şu anda da yeniden çalmaya başladı.

Artan tedirginlik

Nükleer santral bizleri çok tedirgin ediyor. Bir sızıntı ya da patlama durumunu hayal bile etmek istemiyorum. Hayalini bile etmek istemediğim böyle bir durum önce kuş uçumu 30 km uzağında olan bizleri yok edecek sonra da çevre il ve ilçeleri ve de ülkeleri ciddi biçimde etkileyecek. Türkiye de bu ülkelerin içinde. Çernobil ile kıyaslanmayacak büyüklükte bir santral.

Savaş seviciler belki dünya bize yar olmuyorsa kimseye olmasın diye düşünüyorlar. Dünyayı babalarının malı görüyorlar.

İnsanlığın görebileceği en büyük felaketlerden birisi ile insanlık karşı karşıyayken BÜYÜK insanlığın suskunluğunu bir türlü anlayamıyorum. Ölelim de kurtulalım diye düşünüyorlar ya da gözü dönmüş savaş baronları karşında bizlerin yapabileceği bir şey yok diye mi düşünüyorlar onu da tam olarak anlayamıyorum. Bu ölüm sessizliği beni ürkütülüyor, tedirgin ediyor ve de bu durumu bir türlü çözemiyorum. (İD/SD)



Apsny News

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: