October 6, 2022

PYD: “Rusya, Ankara’nın SİHA saldırılarına yeşil ışık yakıyor”



Fotoğraf: Qamişlo’da 4 sivilin öldüğü SİHA saldırısı sonrası/Medya News

Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları bölgelerdeki özerk yönetimin siyasal öncüsü Demokratik Birlik Partisi (PYD)  Şam yönetiminin özerk yönetim kontrolündeki bölgelere saldıramayacağını ancak Türkiye’yle vardığı örtülü “güvenlik anlaşmaları” ile yaptığı Ankara’nın bu bölgelere yönelik saldırısına rıza göstereceğini söylüyor. 

TIKLAYIN-TSK, SDG’yi kara harekatıyla değil, SİHA ve topçu ateşiyle vuracak

PYD: “Ankara Kürtler’in önünü kesmek için müttefiklerine yüz çevirebilir”

Şarkulavsat muhabiri Kemal Şeyho’nun sorularını yanıtlayan PYD yönetiminden Ahmed Hoca, ”Türk devletinde Kürt kelimesine karşı fobi var. Ankara bölgede Kürtlerce yönetilen herhangi bir demokratik projeyi engellemek için daha önceki birçok talebinden vazgeçebilir ve müttefiklerine yüz çevirebilir” diyor. 

“Rusya Ankara’ya SİHA saldırıları için izin vermiş”

İran ve Rusya’nın daha önce Türkiye’nin özerk yönetim kontrolündeki bölgelere olası bir operasyonuna karşı çıktıklarını hatırlatan Ahmed Hoca, “Ancak görünen o ki Rusya Türkiye’ye savaş uçakları, insansız hava araçları (İHA) ve obüsler ile saldırmasına izin vermiş durumda.” diyor.

“El-Hol’deki DAİŞ fırsat kolluyor”

Bu arada Haseke’deki El Hol mülteci kampının müdiresi Cihan Hanan, Türkiye’nin bölgede gerilimi tırmandırmasının Hol Kampı’nın güvenliğini olumsuz etkilediğini ileri sürdü. Cihan Hanan, “Hol Kampında binlerce DEAŞ’lı aile tutuluyor, özerk yönetimin hapishanelerinde binlerce DEAŞ mensubu var, bu kişiler terör hücrelerini yeniden oluşturmak için bir fırsat bekliyor. Türkiye’nin saldırıları bölgede kaos yarattığı için DEAŞ’ın kendisini Suriye’de yeniden yapılandırmasına yardımcı oluyor” diyor.

ABD’li yorumcular: “Türk SİHA stratejisi
ABD ve Rusya tarafından tolere ediliyor”

“Türk stratejisi, ABD ve Rusya tarafından tolere ediliyor, çünkü bu, Ankara’nın PKK’ya yönelik hedeflerine ulaşmak için kuzeydoğu Suriye’de daha geniş bir askeri işgale başvurması gerektiği yönündeki argümanını zayıflatmanın bir yolu.Ankara [da], bir şekilde Rusya’yı bir işgal gerçekleştirmesine izin vermeye ikna edene kadar bu SİHA kampanyasını en iyi seçenek olarak görüyor.”

ABD think-tank’i RANE’in Orta Doğu ve Kuzey Afrika yorumcusu Ryan Bohl de The New Arab’a verdiği söyleşide ‘”Türk SİHA saldırılarının SDG/YPG militanları ve liderlerini bütün Kuzey Suriye boyunca hedef aldığını” doğruluyor.  

Bohl, “Şu anda saldırıların SDG’nin kabiliyetlerini ne ölçüde darbelediğini kestirmek zor (şu ana kadar yüksek profilli bir cinayet işlenmedi)” diyor ve ekliyor “Ancak şurası çok açık: Saldırılar SDG’yi ve destekçilerini kızdırıyor ve onları Türk güçlerine misillemede bulunma yolları bulmaya zorluyor.” 

Yorumcu “Tüm SİHA kampanyalarında olduğu gibi, bu saldırılar[ın] da bir sivil kayıp riski barındır[dığı]” kanısında. “Ancak riskin ne kadar yüksek olduğu hedeflerin yerine bağlı” diyor. “Örneğin kentsel hedeflerin sivil kayıplara neden olma olasılığı daha yüksek.”

Newlines Strateji ve Politika Enstitüsü İnsani Güvenlik Birimi Başkan Yardımcısı Nicholas Heras da , Türkiye’nin 2019’dan bu yana “kuzeydoğu Suriye içindeki ‘PKK bağlantılı’ liderleri bertaraf etmek için SİHA saldırılarına başvurma” konusunda net bir strateji izlediğini belirtti.

Heras da The New Arab’a verdiği demeçte, “Türkiye’nin yaklaşımı, Ankara’nın PKK’nın kuzeydoğu Suriye’de uzun vadeli bir operasyon üssü kurmasını zorlaştırabileceği değerlendirmesine dayanıyor.” diyor. “Türk stratejisi, ABD ve Rusya tarafından tolere ediliyor, çünkü bu, Ankara’nın PKK’ya yönelik hedeflerine ulaşmak için kuzeydoğu Suriye’de daha geniş bir askeri işgale başvurması gerektiği yönündeki argümanını zayıflatmanın bir yolu. Ankara [da], bir şekilde Rusya’yı bir işgal gerçekleştirmesine izin vermeye ikna edene kadar bu SİHA kampanyasını en iyi seçenek olarak görüyor.”

“ABD ve Rusya’nın baskısı olmadan SİHA saldırıları durmaz”

Heras, “ABD ve Rusya’nın SİHA saldırılarını durdurmaya yönelik baskısı olmadan SDG liderliğinin bu SİHA aldırıları konusunda  yapabileceği fazla bir şey yok.” diyor ve ekliyor: “Ne Washington ne de Moskova, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda SDG’ye yönelik SİHA saldırısına müdahale eğiliminde, çünkü bu bir şekilde Ankara’nın basıncını alıyor.” 

Bohl, SİHA kampanyasının “Ekim 2019’daki son büyük Türk işgalinin yarattığı türden bir uluslararası öfkeye neden olmadığına” dikkat çekiyor; örtülü oluşunun saldırıyı diplomatik ve medyatik açıdan görünmezleştirdiğini vurguluyor. 

Bohl, “Suriye hava sahasının büyük bölümünün Rusya tarafından nasıl kontrol edildiği göz önüne alındığında, Rusların da daha çok Suriye toprağını yeni bir Türk işgalinden sakınmaya yönelik olarak bu kampanyaya yeşil ışık yakmış olması çok muhtemel” sonucuna varıyor.

Türkiye Rusya’yı yeni bir işgale razı edene
kadar SİHA kampanyasını sürdürecek

Bohl, Türkiye’nin, “bölgeyi SDG/YPG’den temizlemek için” kuzey Suriye’de yeni bir askeri operasyon fikrine bağlı kalmaya devem ettiğini gözlemliyor. Dolayısıyla “Ankara’nın Rusya’yı bir şekilde işgal gerçekleştirmesine izin vermeye ikna edene kadar bu SİHA kampanyasını en iyi seçenek olarak görmeye devam edeceğini düşünüyorum” diyor. “Aynı zamanda, Türkiye’nin “Rusya-Ukrayna savaşının ardından NATO için artan önemi” göz önüne alındığında, ABD “bu kampanyaya karşı güçlü bir duruş sergilemek için isteksiz görünüyor.” 

Bohl, Türkiye’nin yüksek profilli bir SDG liderine suikast düzenlemesi veya insansız hava aracı saldırılarından birinin ABD birliklerine zarar vermesi durumunda ABD’nin tavrının değişebileceğini varsayıyor. Suriye’nin kuzeyinde az sayıda da olsa ABD askeri varlığı göz önüne alındığında bu yine de “olasılıklar arasında. 

“SİHA’lar Kürtlerin canını yakabilir ama onları yenemez” 

Bohl, “Taktik açıdan bakıldığında, bu SİHAlar, Türkiye’nin büyük bir askeri tırmanışa veya uluslararası krize neden olmadan daha yüksek riskli saldırılar gerçekleştirmesine izin veriyor; gizli bir savaşı çok daha kolay hale getiriyor” diyor. 

“Ancak, ABD’nin Afganistan, Irak ve Suriye’de, İsrail’in Gazze ve Suriye’de ve Suudi Arabistan ve BAE’nin Yemen’de gösterdiği gibi SİHA’lar, (Taliban, Husiler ve DAİŞ gibi) bir isyana veya yerleşik bir rakibe (Hamas veya İran’ın Suriye’deki İslam Devrim Muhafız Kolordusu gibi) karşı stratejik oyun değiştiriciler değiller.

“Rakipleri aşağılamaya ve caydırmaya yardımcı olabilirler, ancak onları yenemezler ve Türkiye’ye sınır ötesi Kürt saldırıları için ideolojik itici güçler mevcudiyetini koruduğu sürece, Türk SİHAları bu tür saldırıları tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade onları sadece hafifletme kampanyasının bir parçası olacaktır.” 

(AEK)



Apsny News

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: