December 1, 2022

Bir varmış bir yokmuş, mor masallarda eşitlik çokmuş – Ayşegül Özbek


“Bir varmış bir yokmuş, mor masallarda eşitlik çokmuş.
“Kızlar ülkeleri yönetmiş, koca koca canavarları yenmiş. Oğlanlar artık güçlü görünmek zorunda değilmiş.”

Cinsiyetçilik masallar ile küçük yaşta zihinlere kazınıyor. Çoğu masalda karakterlerin cinsiyet dağılımı orantılı olsa da temsiliyet orantısız oluyor.

Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından 40 masalda 140 karakterin incelendiği araştırmadan birkaç bulguya göre;

Kadınların yüzde 40,9’u, erkeklerin ise yüzde 78,3 zeki olarak betimleniyor.

Kötü karakterlerin yüzde 60’ı kadınlar, yüzde 31,1’i erkekler tarafından temsil ediliyor.

İşte bu fikirlerle hayata geçiyor “Mor Masallar.”

Eksi 18 Edebiyat Topluluğu yazarları tarafından toplumsal cinsiyet eşitliği odağında hazırlanan masallardan oluşan kitap, 2009 yılında hayatını kaybeden Dr. Dicle Koğacıoğlu anısına okurla buluştu.

TIKLAYIN – Dicle Koğacıoğlu Mor Çiçeklerle Uğurlandı

Elif Çelebi, Gülay Pamuk ve Nevzat Süer Sezgin’in projelendirip, derlediği 8-12 yaş çocuklarına uygun nitelikte eserlerin yer aldığı “Mor Masallar” kitabındaki masallara, çizer Beste Örge Sağlam resimleriyle eşlik ediyor.

Elif Çelebi, 11 Ekim Kız Çocukları Günü’nde toplumsal cinsiyet eşitliği odağında masallar ve çocuklarla ilgili sorularımızı yanıtladı.

“Çocukla okuduğu üzerine sohbet etmek önemli”

Günümüzde çocukların masallarla ilişkisi nasıl? Masal okurken ya da dinlerken soruları değişti mi çocukların?

Masallar, içinde barındırdıkları gizem ve olağanüstü olaylar dizisiyle çocukların her zaman ilgisini çeker. Sonunda iyilerin kazanacağını bilmemize rağmen dinlerken heyecanlanır, kahramanın içine düştüğü zorlu yolculuktan nasıl çıkacağını biz bile merak ederiz. Kendi evimdeki durumdan yola çıkarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, masal anlatan ya da okuyan biri olduğu sürece çocuklar o maceraya girmekten geri durmaz. Elbette bu noktada yetişkinler için anlatılan masallardan bahsetmiyorum. Çocuğun bilgi, birikim ve deneyim düzeyine göre olan masalları kastediyorum.

Günümüzde çocuklar o kadar çok okuma ve izleme seçeneğine sahip ki, ister istemez kendilerince bir seçim kriteri yaratmış olabilirler. Bakım verenlerin, çocuklara özgürce kitap, film vb. seçim yapabilme ortamı sağlaması kadar çocukta eleştirel bir bakış açısı oluşturabilmesi de önemli. Çocuk okur ya da izleyici, ancak neye maruz kaldığının farkında olursa o durumu sorgulayarak düzeltmeye çalışabilir. Bunu yaratabilmenin en güzel yolu, çocukla okuduğu/izlediği üzerine sohbet edebilmek…

Böylece sadece kalıp yargılar barındıran masallara değil, izledikleri filmlerdeki şiddete de eleştiri getiren çocuklar olacaktır. Çocukların bulundukları aile, arkadaş ya da farklı sosyal ortamlarda katıldıkları sohbet ve gördükleri davranışlar, sordukları sorular da çok etkili. Elbette dinledikleri masallardaki cinsiyet eşitsizliğine karşı çıkanlar kadar farkında olmayan çocuklar da var.

Masallar araştırması: Her 10 kadından 5’i itaatkâr

Çocukluğumuzdan bildiğimiz masallar cinsiyet eşitliği açısından nasıl bir profil çiziyor?

Oldukça vahim bir profil diyebilirim. Bu konuyla ilgili, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencisi Zehra Değirmenci, Eray Ersan ve Agâh Tosun’un; danışman Dr. Öğr. Üyesi Züleyha Özbaş Anbarlı rehberliğinde hazırladığı bir çalışma var.
Çocukluğumuzdan bildiğimiz 40 masalın, 140 karakterinin incelenmesiyle oluşturulan araştırmaya göre ortaya çıkan çarpıcı sonuçlar şöyle:

“Cinsiyetçilik” masallar ile küçük yaşta zihinlere kazınıyor.

Karakterlerin cinsiyet dağılımı orantılı. Temsiliyet ise orantısız.

Ana karakterlerin yüzde 31’i kadınken, yüzde 63’ü erkek.

Kadınların yüzde 54,5’i masallarda cinsel obje olarak yer alıyor.

Kadınların yüzde 40’9’u, erkeklerin yüzde 78,3’ü zeki olarak betimleniyor.

Kadın karakterlerin yüzde 43,9’u güzel, yüzde 24,2’si cesur olarak; erkek karakterlerin ise yüzde 15,9’u yakışıklı, yüzde 82,6’sı ise cesur olarak temsil ediliyor.

“Tercih edilebilir” olmak için kadınlar güzel olmak zorundayken, erkekler için böyle bir durum söz konusu değil.

Kötü karakterlerin yüzde 60’ı kadınlar, yüzde 31,1’i erkekler tarafından temsil ediliyor. Kötü kadınlar sıklıkla cadılar, üvey anneler ve üvey kız kardeşler olarak gösteriliyor.

Masallarda zayıf karakterli olarak gösterilen kadınlar, erkeklerin 3 katı. Kendine güvenen karakterlerin ise yüzde 63,5’ini erkekler oluştururken, bu oran kadınlarda yalnızca yüzde 31,4.

Her 10 kadından 5’i, her 10 erkekten 2’si itaatkâr gösteriliyor.

Yapılan araştırmalar, masallarda bilinçaltı simgeler ve genetik hafıza kullanılarak ataerkil, evlilik, bekâret, güzellik ve rekabet gibi unsurlar çerçevesinde bireylere kültürel kod haritası çizildiğini ifade ediyor. Masalların, toplumsal cinsiyet rolleriyle ilgili kalıp yargıları yeniden ürettikleri artık biliniyor. Ancak eski masalların yerine cinsiyetçi klişeleri tekrarlamayan alternatiflerinin oluşturulabilmesi de mümkün.

“Hatalı kodlar zihinlere yerleşebilir”

Masallar çocukların davranışlarını nasıl etkiliyor? Çocukların sorular sorarak davranış kalıplarını sorgulamasında masallar ne kadar etkili?

Çocukların okudukları kitap, öykü ya da masaldan direkt olarak etkilenmesi zor. Okuduklarının hayal ürünü, kurmaca olduğunu bilen çocuk okurken ya da dinlerken içinde bulunduğu dünyanın sihrinin biteceğini, gerçek olmadığını çok iyi bilir. Ancak dolaylı olarak da olsa bazı hatalı kodlar zihinlerine yerleşebilir. Yüz yıllardır tekrar ederek, günümüze kadar gelmiş masallarda, bilinçaltına yerleşen ve farkında olmadan normalleştirdiğimiz kalıp yargılar ne yazık ki var.

Sorulacak sorular, sorgulanacak konular

Çocukların sorular sorarak davranış kalıplarını sorgulamasında masallar en verimli kaynak olabilir. Günümüz toplumsal yapısıyla uyuşmadıklarından tutun da, toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında ezberlenmiş geleneksel söylemler içermelerine kadar sorulacak çok soru, sorgulanacak çok konu var.

Anlatıldığı dönemde var olan cinsiyet rollerin, değişimin kaçınılmaz olduğu bir yaşamda hâlâ geçerli olması mümkün değil. Bu yüzden Eksi 18 Edebiyat Topluluğu olarak bizler; çocukların ezberlenmiş masalları sorgulamasını istedik. Her bir masalda rollerin değişebileceğini göstererek “Neden böyle de olmasın?” diyebilmelerine alan açmaya çalıştık. Böylece barışçıl davranışlar sergileyebileceklerine inandık.





Jülide Kural ve Tilbe Saran masalları seslendirdi

“Mor Masallar” projemizin destekleyicisi, toplamda 2 bin adet basılan kitabın 1000 adedini, çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte özellikle dezavantajlı bölgelerde bulunan çocuklara ücretsiz dağıtmayı hedefliyor. Kalan 1000 adedi ise bağımsız kitabevi ve internet sitelerinde eş zamanlı olarak satışa sunulacak.

“Hem proje ekibi hem de sponsor olarak tek amacımız, daha çok çocuğa ulaşmak…
Bu hedefle birlikte kadın dayanışmasına verdiği desteklerden cesaret alarak iletişime
geçtiğim başarılı oyuncular Jülide Kural ve Tilbe Saran, kitap projemize sesleriyle
hayat verdi. Tüm masallar YouTube, Spotify gibi dijital platformlarla birlikte,
www.mormasallar.com.tr internet adresi üzerinden ücretsiz dinlenebilecek.

 
   

20 yeni anlatı

Bugün 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü. Mor Masallar, kız çocuklarına neler söylüyor? Bu masalları okuyan kız çocukların zihninde, hayal dünyasında neler oluşacak sizce?

“Mor Masallar”ı; kız çocuklarına karşı ayrımcılığın önlenmesi ve onların insan haklarından tam ve etkili şekilde yararlanmalarının sağlanması amacıyla kutlanan 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü öncesinde yayımlamak bizim için önemliydi. Böylece özellikle kız çocukların, potansiyellerinin farkına varmalarını sağlamayı ve tüm çocuklar arasındaki ayrımcılığa son vermeyi hedeflediğimiz projemiz, amacına uygun bir çıkış yapmış olacaktı. Dolayısıyla bu projeyi birlikte yürüttüğümüz ekip arkadaşım Gülay Pamuk, Beste Örge Sağlam ve değerli hocamız Nevzat Süer Sezgin’le birlikte kitabın tam zamanında okuyucuya ulaşmasından mutluyuz.

Eşit, adil, şiddetten uzak ve dayanışmayla örülmüş 20 yeni anlatının her biri; hak, adalet ve cinsiyet eşitliği kavramlarını sorguluyor.

Sadece kız çocuklarına değil, cinsiyet gözetmeksizin tüm çocuklar için hazırladığımız kitapta, eşitlikçi toplumsal yaşam örneklerini masallar yoluyla anlatarak umut dolu, çağdaş nesiller yetişmesine katkı sunacağımıza inanıyoruz.

Arka kapak yazımızda da belirttiğimiz gibi “Bu masalları okuyan çocukların kalpleri barış ve kardeşlik için çarpacak, akıllarında her zaman eşitlikler kalacak.”

Dicle Koğacıoğlu anısına…

Kitap Dicle Koğacıoğlu anısına hazırlandı. Onun hatırasına böyle bir kitap yapma fikri nasıl oluştu? Yazarlar nasıl bir araya geldi? Sanıyorum yazarların hepsi kadın, bu bilinçli bir seçim miydi, denk mi geldi?

Eksi 18 Edebiyat Topluluğu, çocuk ve gençlik edebiyatını kendine mesele edinmiş bir topluluk. Yazar, çizer, editör ve adayları ile birlikte öğretmen, yayıncı, kitapçı, ebeveyn gibi çok farklı rollerdeki katılımcılarla bütüncül bir çerçeve oluşturur. Nevzat Süzer Sezgin rehberliğinde düzenlenen “Yetişkinler İçin Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Atölyesi” eğitim programına katılmış farklı alan ve deneyimlerden gelen katılımcılarımızdan gönüllü olanlar topluluğumuza dâhil olup, 18 yaş altı bireylerin okuma tutkusunu besleyecek edebi eserler oluşturulmasını ve etkinlikler yoluyla çocuğa ulaştırılmasını sağlamayı önceliğine alır. Bununla birlikte topluluk içi projeler üretir ve eğitimler düzenler.

Eksi 18 Kampüs adlı eğitim sürecimizde, masal konusunu uzmanlar eşliğinde işlemiş, üzerinde tartışmak için küçük bir dijital kahve sohbeti yapmak üzereydik. Masallar, çocukların merak duygusunu güçlendiren, hayal dünyasını genişleten önemli bir edebi tür.

Kalıp yargıları tersine çevirmek

Dolayısıyla çocuğa ulaşmak için de önemli bir unsur. Öyleyse masal içeriklerinin de bu önyargısız, işlenmemiş dünyaya göre hazırlanması gerekir. Eski masallardaki; kadınların aciz görülmesi, güçlü olanların her zaman erkekler olması ve masalların sonunda sorun çözen prenslere, prenseslerin bir mükâfat olarak verilip evlendirilmesi gibi zihinleri olumsuz etkileyen kalıp yargıları tersine çevirmenin bir yolunu bulmalıydık ama nasıl? Aynı zamanda zihnimde -o sıralar kendim için okuma yaptığım- Nevzat Süer Sezgin’in kızı Dr. Sosyolog Dicle Koğacıoğlu adına hazırlanan Türkiye’de Cinsiyet Kültürleri Kitabı’nın özsözündeki Cenk Özbay ve Ayşegül Terzioğlu’nun sözleri dönüp duruyordu. Orada şöyle diyor;

“…Başka hiçbir şey değilse, Dicle’den muhtelif ve çelişkili hakikatler içeren hikâyeleri, yeni şekillerde anlatmanın zamanının geldiği yolunda bir ilham almamız mümkün.”

Dicle öyle bir yol açmıştı ki, girmemek mümkün değil. Anında yeni masallar yazmak için projeyi belirlemiş, ismini bile bulmuştum, MOR MASALLAR…


Dicle Koğacıoğlu

Ürettiğimiz projeler sadece toplulukta yer alan gönüllü katılımcılarla gerçekleştiriliyor. Eksi 18 Edebiyat Topluluğu 100 katılımcıdan oluşuyor. Bu kadar kalabalık bir grupta, erkek katılımcı sayısı ise sadece sekiz… Dolayısıyla “Mor Masallar” kitabında masalı yer alan yazarların tamamının kadın olması normal. Bunu özellikle tercih etmemiştik ama sponsor firma desteğiyle basılan kitabın, satışından elde edilecek gelirin tamamının Mor Çatı Kadın Sığınma Vakfı’na aktarılması kararı ile tüm yazarların kadın olması, dayanışma fikrimizle çok örtüştü.

Ülke ve dünya gündeminde büyük bir öneme sahip olan, kız çocuklarına karşı ayrımcılığın önlenmesi ve onların insan haklarından tam ve etkili bir şekilde yararlanmalarının sağlanması amacıyla kutlanan 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü yaklaşırken, günün anlam ve önemine uygun masallar içeren Mor Masallar kitabını haber sitenizde paylaşarak destek olmanızı dileriz.

“Oğlanlar için de aynı adaletsizlik söz konusu”

Kitaptaki masallarda güçlü, akıllı ve cesur kadınlar var. Bildiğimiz masalların aksine… Mor Masallar’daki masalların oğlan çocuklarının üzerinde nasıl bir etkisi olacak sizce?

Bu durum, son günlerde çok konuşulan bir konu. Kız çocuklarını özel bir yere koyarken oğlan çocuklarını görmezden gelmekten bahsediyor herkes. Çocuk çocuktur. Bu tür cinsiyetçi ayrımlara maruz kalmaları kabul edilemez.

Bununla birlikte ne yazık ki bazı gizlenemez gerçekler de var. Hâlâ çocuk yaşta evlendirilen, evdeki yaşlı/hastalara bakım vermesi için okula gitmekten alıkonan, ev işleriyle özdeşleştirilmiş kız çocukları var.

Oğlanlar için de aynı adaletsizlik söz konusu. Maddi gelir kaynağı olarak görülen oğlanların hepsi çocuk işçi. Üstelik “erkek adam ağlamaz” ya da “erkek adam korkmaz” diyerek duygularını bastıran çocuklar hepsi.

“Mor Masallar’da her ne kadar kızların yaşadığı sorunlar odağa alınıyor olsa da kitapta yer alan masalların tümü, kız oğlan demeden çocukların bu tür ayrımcılığa maruz kalmadığı, barış, kardeşlik, dayanışma ve eşitlik içinde olmaları temeline dayanıyor.

Yolunda gitmeyen durumları sorgulatan eserler…

Aileler, bakım verenler neden bu masalları okumalı çocuklarına?

Eğer çocuğun yaşamına renk katan, onu eğlendiren aynı zamanda da eğiten masalların, günümüz toplumsal yapısıyla uyuşmadığının farkındalarsa; ezberlemiş olduğumuz masalları toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında okumayı hiç denemedilerse; artık dinlediğimizde başka bir dünyaya ait, eskimiş olduğunu düşündüğümüz çelişkili hakikatler içeren masalların geçerliliğini yitirdiğini düşünüyorlarsa; çocuklarını “Mor Masallar”la buluşturmalarını dileriz.

Çocuk edebiyatı eserleri, çocukların dillendiremedikleri birçok düşünce ya da duyguyu kurguyla sunarak, çocuğun derinlerde yatan anlamlandıramadığı deneyimlerini sağaltmasını sağlayabilir. Aynı eserler, çocuğun çevresinde olan biteni fark ederek, yolunda gitmeyen durumları sorgulayabilmesi için de geçerlidir. Tüm çocuklara sevgi, umut ve güven duygusu hissettireceğini umduğumuz kişiliklerini güçlendirici anlatıların yer aldığı “Mor Masallar”ın çok çocuğa ulaşması dileğiyle…

(AÖ)



Apsny News

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: