December 2, 2022

Hendek’te oğlunu kaybeden babaya 7 bin 280 TL ceza: Bu üstünlerin hukuku mu?



Sakarya’nın Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasında 3 Temmuz 2020 tarihinde meydana gelen patlamada 7 kişi yaşamını yitirdi, 126 kişi ise yaralandı. Patlamayla ilgili açılan davada mahkeme, iş güvenliği uzmanı Aslı Bozkurt’a, sorumlu personel Ahmet Çağrıcı’ya, genel ustabaşı Erşan Öztürk’e, fabrika sorumlu müdürü Asiye Angın’a “bilinçli ve taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 6 yıl 8’er ay, genel ustabaşı Hasan Ali Velioğlu’na 12 yıl 6 ay, fabrika sahipleri Yaşar Coşkun ve Ali Rıza Ergenç Coşkun’a ise 16 yıl 3’er ay hapis cezası verilmesine karar verdi. Patlamada yaşamını yitiren Halis Yılmaz’ın babası Muammer Yılmaz hakkında, sanık Yaşar Coşkun’un yeğeni ve avukatı olan Avukat Abdullah Tekneci “duruşmalardaki hal ve hareketleri” nedeniyle şikayette bulundu.

İlk duruşması bugün Sakarya Ferizli Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Görülen davada Muammer Yılmaz’a kamu görevlisine hakaretten 7 bin 280 lira para cezası verildi. Yılmaz ve avukatı karara itiraz edeceklerini belirtti. 

‘ETTİKLERİ HAKARETİ KENDİLERİNE ÇEVİRDİLER’

Cumhuriyet’e açıklamalarda bulunan Yılmaz, “10 Haziran 2021 yılındaki duruşmada yalan beyanda bulunan tanıklardan birine tepki gösterdim. Onlar da bana tepki gösterdiler. Bana hakaret içeren cümleler kullandılar. Bizlere, ‘PKK’li, provakatör’ gibi ithamlarda bulundular. Bizim ölenlerimizi maddi değer konusu yaptılar. Fiyat belirlemeye çalıştılar resmen. ‘Burada 7 kişi öldü ama 250 kişi var çalışan. Aileleriyle beraber 750 kişi yapar 7 kişi için 750 kişiyi mağdur etmeyin’ dediler. 2021’in Aralık ayındaki duruşmada yüzüm mahkeme heyetine dönük şekilde bunları anlatmaya çalıştım. Biz karşı ettikleri hakaretleri mahkeme heyetine anlatmaya çalışırken cümleyi tersine çevirerek ‘bize böyle dedi’, dediler” ifadelerini kullandı. 

‘Yargı kime hizmet ediyor’

Yılmaz haklarmızı arayacağız diyerek, “Yargı benim hakkımda böyle bir kararı jet hızıyla verebiliyorsa, mahkeme salonunda bir avukatın kamu görevlisi olarak kabul ederek hakkını koruyabiliyorsa bizim duruşmalarda bu fabrikaya usülsüz ruhsat veren de kamu görevlileri. Usülsüz denetim yapan ve görevini yapmayan kamu görevlileri hakkında mahkeme suç duyurusunda bile bulunmadı. Bana karşı kamu hakkını koruyorsa saygım sonsuz. Ancak usülsüzlükler ortadayken bu kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunmayan yargı kime hizmet ediyor?” dedi. Yılmaz sözlerini şu şekilde noktaladı: “Bu üstünlerin hukuku mu yoksa gerçekten istediğimiz hukukun üstünlüğü mü olacak? Ben bu davayı ömrümün yettiği sürece takip edeceğim. Kamu kendini korumaya alıyor. Senin devlet memurun yapmadıysa görevini, çeksin cezasını. Niye bizler çekelim?”



Apsny News

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: