December 10, 2022

“Twitter ve Facebook sansürle suç ortaklığı yapmamalı”



İki önemli uluslararası insan hakları ve ifade özgürlüğü izleme kuruluşu Human Rights Watch (HRW) ve ARTICLE 19 bugün yayınladıkları ortak bildiriyle “2023 cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine aylar kala” çıkarılan “Sansür Yasası”nın seçimlere giderken Erdoğan hükümetinin eleştirel çevrimiçi haber ve  yorumları susturma niyetlerine ilişkin kaygıları arttırdığını açıkladılar.

ARTICLE 19 Avrupa ve Orta Asya Başkanı Sarah Clarke, “Topluca bakıldığında, yeni mevzuat hükümetin sansürü ve sosyal medya ve bağımsız çevrimiçi haber siteleri üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmak üzere cephaneliğindeki silah miktarını artırmasıyla, 2023 seçimleri öncesinde yeni bir zulüm dönemi açıldığını haber veriyor” dedi.

Hükümeti eleştiren herkes
“dezenformasyon”dan yargılanacak

ARTICLE 19 ve HRW, “Sansür Yasası”nın kamuoyunca iyi bilinen kısıtlamalar, yasaklar ve yaptırımları konusunda bilgi verdikten sonra,  kendilerinin ve diğer uluslararası insan hakları kuruluşlarının “Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu hükümlerinin hükümeti eleştirdiği düşünülen eleştirel haberler, açıklamalar veya yorumlar dolayısıyla gazetecileri mahkum etme amacıyla nasıl yaygın bir biçimde kötüye kullanıldığına” ilişkin tanıklıklarına dayanarak, yeni yasanın yürürlüğe girmesiyle “çevrimiçi platformlarda hükümeti eleştiren herkesin dezenformasyon suçlamasıyla yargılanabilece[ğini]” açıklıyorlar.

HRW ve ARTICLE 19 teknoloji şirketlerini
suç ortağı olmamaya çağırdı

HRW ve ARTICLE 19, Yeni yasa’nın, 2020’de çıkarılan teknolji şirketleriyle ilgili yasayı iki temel noktadan yeniden inşa ettiğini söylüyor:

“[Yasa] Teknoloji şirketlerinin Türkiye’deki statüsünü resmileştiriyor ve günlük 10 milyonun üzerinde kullanıcısı olanların sadece temsilcilik veya gerçek kişi temsilciler değil, şirket kurmalarını zorunlu kılarak cezai, idari ve mali açıdan sorumlu tutulabilecekleri kapsamı büyük ölçüde artırıyor.

“İkincisi, şirketlere, herhangi bir içerik engelleme veya kaldırma talebine veya kullanıcı verilerini teslim etme talebine uymadıkları için ciddi yaptırımlar getiriyor ve uyumsuzluk için yüzde 90’a varan bant genişliği azaltımı sağlıyor.”

HRW ve ARTICLE 19 bunun sonucunda şirketlerin ya kaçınılmaz olarak insan hakları ihlallerine bulaşacağını ya da platformlarının Türkiye’de erişilemez hale gelebileceğini söylüyor. 

“Dezenformasyon Yasası”
teknoloji şirketlerine şantaj yapıyor

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Avrupa ve Orta Asya direktörü Emma Sinclair-Webb de, “Yeni yasa, Twitter ve Facebook gibi teknoloji şirketlerini hükümet sansürüne ve kullanıcılara yönelik cezai soruşturmalara uymaları için muazzam bir baskıya maruz bırakarak Türk hükümetinin sosyal medya üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor” dedi.

“Teknoloji şirketlerine yasaya uymamaları halinde ağır cezalar getiren yasa, teknoloji şirketlerine, erişime kapatılmak istemiyorlarsa insan haklarını istismar etmeleri konusunda etkili bir şantaj yapıyor.” dedi.

ARTICLE 19 ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Türk hükümetinin yasayı yürürlükten kaldırması ve sivil toplum üzerindeki baskıyı sona erdirmesi gerektiğini söylediler. Türk makamlarının ifade özgürlüğü hakkını güvence altına alması ve özellikle seçimlere doğru ve seçimler sırasında bilgi akışının önünü açmasını istediler.

ARTICLE 19 ve HRW’den
sosyal medya platformlarına açık çağrı

Sosyal medya platformları, kullanıcıların platformlarını kullanma riskini tam olarak anlamaları ve öngörebilmeleri için konumlarını acilen kamuoyuna açıklamalıdır.

Baskıya boyun eğmemeli ve BM İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri kapsamında ifade özgürlüğü ve mahremiyet dahil olmak üzere insan haklarına saygı gösterme yükümlülüklerine uymalıdırlar.

Devlet sansürüne karşı her türlü suç ortaklığına direnmeli veya korumalı konuşma sınırları dahilindeki çevrimiçi içeriği paylaştığı için kullanıcılarını tutuklanma riskine maruz bırakacak kullanıcı verilerine yönelik keyfi talepleri reddetmelidirler.

İfade özgürlüğüne yönelik yaygın bir ihmal ve sözde “ifade suçları” için bir kovuşturma ve mahkumiyet modeli bağlamında, uyum, teknoloji şirketlerinin insan hakları ihlallerine karışmamasını pratikte imkansız hale getirecektir.

(AEK)



Apsny News

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: