December 2, 2022

Kayıp silahlar tek tıkla evinizde


Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş, 24 Şubat’tan bu yana tüm yıkıcılığıyla devam ediyor. Savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik çabalar her seferinde başarısızlığa uğrarken, müzakerelerle pek de ilgilenmediği görülen Washington yönetimi, savaşı sürdürmesi için Ukrayna ordusuna milyarlarca dolar değerinde silah sevk etmeye devam ediyor.

Bugün Ukrayna’ya gönderilen yardımların çapına baktığımızda dudak uçuklatan rakamlar ile karşılaşıyoruz. Değeri toplamda 35 milyar doları bulan dev sevkıyatların 25 milyar dolarının ABD’den geldiğini hatırlatmakta fayda var. Sevkıyatların boyutlarından ve diplomatik görüşmelere yönelik ilginin zayıflığından, özellikle ABD’nin, bölgede ‘mümkünse’ uzun bir savaş istediğini anlıyoruz.

“SADECE YÜZDE 30’U CEPHEYE ULAŞTI”

Kanada devlet televizyonu CBS, Ağustos ayında, ABD’den Ukrayna’ya sevk edilen, fakat cepheye dahi ulaşmadan kaybolan silahları konu alan “Ukrayna’yı Silahlandırmak” başlıklı bir belgeseli apar topar yayından çekti. Belgesel tekrar yayına girdiğinde makaslanan bölümler arasında, Ukrayna yanlısı kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Blue-Yellow‘un kurucusu Jonas Ohman‘ın, “Ukrayna’ya gönderilen silahların yalnızca yüzde 30’unun cepheye ulaştığını” vurgulayan alıntı da vardı.

Interpol Genel Sekreteri Jürgen Stock, 1 Haziran’da yaptığı bir konuşmada, Ukrayna’da kullanılan silahların, bölgedeki organize suç gruplarının eline geçebileceğini ve oradan da doğal olarak karaborsaya düşeceğini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:

“Hiçbir ülke bununla başa çıkamaz…”

SUÇ GRUPLARINDAN TERÖR ÖRGÜTLERİNE

ABD’nin Afganistan’dan çekilmesiyle birlikte milyarlarca dolar değerinde gelişmiş silah sisteminin Taliban tarafından adeta yağmalandığı; eski Yugoslavya’nın çeşitli bölgelerinde yaşanan çatışmaların sona ermesiyle birlikte kullanılan silahların başta Arnavutlar olmak üzere uluslararası suç grupları tarafından ele geçirildiği ve oradan da dünyanın çeşitli bölgelerindeki terör gruplarına sevk edildiği bilinen gerçekler. Tüm savaşlar, sıra dışı bir silahlanma yarışı ile başlar, çatışmaların azalmasıyla birlikte karaborsaya akan silahlarla yasa dışı ticaret canlanır. Görünüşe göre, Ukrayna bunu ikinci kez yaşıyor.

Afrika merkezli cihatçı El Şebab örgütü üyeleri, Somali – Feisal Omar/Reuters

Ukrayna Ordusundan Tuğgeneral Volodymyr Karpenko, ABD merkezli National Defense dergisine demecinde, teslim aldıkları tüm silah ve teçhizatın “neredeyse yüzde 50’sinin kayıp olduğunu” itiraf etti. Söz konusu silahların bir kısmının Rus taarruzunda yok edildiği düşünülüyor, ya diğerleri?

30 BİN DOLARA TANKSAVAR

Uluslararası ve etnik çatışmalar alanında çalışan araştırmacı Uriel Araujo, The Intel Drop’ta yer alan makalesinde “Ukrayna’ya gönderilen silahların bugün karaborsaya düştüğüne, darknet ve deep web gibi platformlarda satışa çıkarıldığına dair ciddi bulgular var. Javellin tanksavar sistemlerini bu platformlarda yaklaşık 30 bin dolara, İngiliz NLAW sistemleri ise Javelinlerin yarı fiyatına satılıyor. Alıcılar ise belli: teröristler ve suç çeteleri” diyor.

Yakın gelecekte, terör örgütlerinin yanı sıra, gelişmiş silahlarla donanmış uluslararası suç gruplarıyla da karşılaşabiliriz. Meksika’da bu yönde örnekler mevcut. Metropollerde, tıpkı GTA serilerinde olduğu gibi lav silahı ve tanksavar gibi gelişmiş sistemlerle soygun yapan suç çeteleri ortaya çıkabilir. Ekonomik, sosyal ve siyasal durumunun yanı sıra çatışma bölgelerine yakınlığı, Türkiye’yi de bu ülkelerden biri haline getirebilir.

Meksika merkezli uyuşturucu karteli CJNG’den tam teçhizatlı gövde gösterisi

EUROPOL: İSTİKRARSIZLIĞI ARTIRABİLİR

Europol direktörü Catherine De Bolle da bu kaygıları paylaşıyor olmalı ki 28 Mayıs’ta, karaborsaya düşen silahlarla ilgili endişelerini dile getirdi. De Bolle, konuya ilişkin demecinde, “Bu tür silahlar, Orta Doğu’da yerel çatışmalara karışan siyasi oyunculara ulaşabilir; hatta Somali, Sudan, Yemen ve Mısır gibi istikrarsız coğrafyalarda istikrarsızlığı daha da artıran bir faktör olarak karşımıza çıkabilir. Bosna, Kosova ve Arnavutluk’a yapılan silah sevkiyatları şu an mercek altında. Bu durumda Balkanlar ve Sahel’deki güvenlik sorunları daha da derinleşebilir” dedi.

Washington yönetiminin Siyasi İşlerden Sorumlu Müsteşarı Victoria Nuland da yakın tarihlerde yaptığı bir açıklama ile bu kaygıları doğruladı. IŞİD’in, Kuzey ve Güney Afrika arasında yer alan Sahel hattında örgütlenme çalışmaları yürüttüğünü söyleyen Nuland, “Arnavutluk ve Kosova’daki suç gruplarının IŞİD’e silah sattığına dair haberler var” dedi.

IŞİD SAVUNMA BAKANI UKRAYNA’DA

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, 9 Haziran’da yaptığı bir açıklamada, “Ukrayna’ya silah sevkiyatı, özellikle Batı Avrupa’da silah karaborsasının ortaya çıkmasına neden olacak” demişti. Interpol Genel Sekreteri Jurgen Stock ise İtalyan Le Figaro’ya demecinde, Afrika ve Balkanlar’ın, Kiev’e tedarik edilen Batı menşeli silahların varış noktası haline gelmesiyle ilgili endişelerini dile getirdi.

Araujo’ya göre, Avrupa kıtasındaki 33 ülke arasında en yüksek suç puanına sahip ülkelerden biri olan Ukrayna, aynı zamanda Avrupa’nın en büyük yasa dışı silah pazarlarından biri ve eroin gibi A sınıfı uyuşturucular için de bir geçiş noktası. Ukrayna bu yönüyle, günümüz dünyasında, yasa dışı ticaret ve terörizm ağlarının finansmanında önemli bir rol oynuyor. Bu noktada, Çeçen asıllı üst düzey bir IŞİD lideri olan Al-Bara Shishani‘nin 2019’da Ukrayna’da tutuklandığını hatırlatmakta fayda var. CIA, kendisini “IŞİD’in Savunma Bakanı” olarak tanımlamıştı.

IŞİD lideri Al Bara Shishani Kiev’de, 2019 (Ukrayna Güvenlik Servisi)

SOVYET SİLAHLARI KARABORSADA

Bağımsız jeopolitik analisti Drago Bosnic’e göre, Ukrayna’nın dünya yasadışı silah ticaretindeki rolünü ve işlevini anlamak için SSCB’nin çöküşüne dönmek gerekiyor. Ukrayna o dönem, muazzam büyüklükteki Sovyet Askeri-Sanayi Kompleksinin önemli bir parçasıydı. Hatta bazı açılardan Rusya ile rekabet eder konumdaydı. SSCB’nin çöküşünden sonra, bağımsızlığını kazanan ülke, stratejik bombardıman uçaklarından kıtalar arası balistik füzelere kadar pek çok gelişmiş silah sistemine sahip oldu. Ukrayna, çeşitli tahminlere göre, eski Sovyet ordusunun yaklaşık yüzde 30’unu miras almıştı, ancak Sovyetlerin çözülmesinden sonra yaşanan şiddetli ekonomik gerileme nedeniyle bu silahları elinde tutamadı.

Bu silahları elinde tutan kişiler ise onları yasal yollarla satamayacaklarının farkındaydı. Ülkede büyük bir siyasi güç ve etkiye sahip olan oligarkların, yasanın etrafından dolaşmanın çeşitli yollarını keşfetmeleri uzun sürmedi ve kısa bir süre sonra, dünya çapında çatışmaları körükleyen büyük bir yasa dışı silah krizi baş gösterdi. ABD ve NATO, özellikle Yugoslavya’da bu silahların satışını destekledi. Bu süreç 2000’li yılların başında da devam etti ve Ukrayna ordusun ait stoklarının erimesiyle yavaşladı.

TEK TIKLA EVİNİZDE…

Bosnic’e göre, bu sürecin sonunda Meydan olayları ve Donbass’taki savaş patlak verdi. Ukrayna’nın hâlâ çok sayıda silahı vardı, ancak çoğu bakımsız olduğu için şiddetle modernizasyona ihtiyaç duyulmaktaydı. ABD ve NATO, ek silah yardımlarının yanı sıra gerekli finansman ve eğitimi de sağladı. Bu arada, ABD’li bazı parlamenterler, gönderdikleri silahların resmi alıcılara ulaşıp ulaşmadığına dair şüphelerini dile getirdi. Hatta bazıları, ulaşmadığı gerçeğini kabul etti. ABD ve NATO tarafından gönderilen silahların izini sürmenin bir yolu yoktu ve Darknet gibi yasadışı İnternet platformlarında görülmeye başlamalarından sonra tehlikenin boyutları anlaşıldı.

Kiev konumlu olarak Darknet’te satışa sunulan bir Javelin tanksavar

 

Bosnic, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bugün çeşitli kaynaklar, silahların dünyanın dört bir yanındaki ‘müşterilere’ satıldığını bildiriyor. Bu alışverişte müşteriler de bu tür silahların sağlayıcıları kadar anonim. Ancak satılan silahlar Javelin, Stinger, NLAW veya MANPADS (taşınabilir hava savunma sistemi) olunca sorular artıyor. Erişim kolaylığına gelecek olursak; söz konusu silahları satışa çıkaran şebekelere erişmenin kolaylığı akıllara durgunluk veriyor. Tek ihtiyacınız olan gerekli İnternet tarayıcısına sahip olmak…”



Apsny News

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: