December 10, 2022

İletişim Başkanlığı ‘basın kartı’ konusunda bir dava daha kaybetti



BirGün Yayın Koordinatörü Berkant Gültekin, basın kartının 3 yıldır yenilenmemesi nedeniyle İletişim Başkanlığı’na karşı açtığı davayı kazandı.

BirGün’deki habere göre Ankara 3. İdare Mahkemesi’nde görülen davada Gültekin’in avukatı Gizemsu Kiracı Gültekin, 1 Haziran 2019’da geçerlilik süresi dolan basın kartı için gerekli başvurunun İletişim Başkanlığı’na yapıldığını ancak Başkanlığın keyfi bir şekilde kartı yenilemediğini söyledi. Bu durumun basın hürriyetini ihlal ettiğini belirtti.

Avukat Kiracı Gültekin, herhangi bir tatmin edici açıklama yapmayarak yasal hakların kullanımını engelleyen İletişim Başkanlığı’nın işleminin iptaline karar verilmesini talep etti.

İletişim Başkanlığı ise yaptığı savunmada, Basın Kartı yenilemelerine ilişkin takdirin idarede (İletişim Başkanlığı’nda) olduğunu ve bu konuda bir süre sınırlamasının bulunmadığını ileri sürdü.

“İncelemenin sürdüğünü” belirten Başkanlık savunmasında Berkant Gültekin’in basın kartını bir suç aracı olarak istismar ettiği iddia etti.

“Değerlendirme sürecinin; basın kartlarını istismar etmeyen basın mensuplarına kıyasla daha uzun sürmesinin olağan olduğu” söyledi.

“Eylemsiz kalınarak bir hakkın kullanılması engellendi”

Davayı karara bağlayan mahkeme, “gazeteci olarak görev yapan davacının basın kartının yenilenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuki isabet görülmemiştir” diyerek İletişim Başkanlığı’nı haksız buldu. Kararda “inceleme sürüyor” gerekçesini “zımni (gizli) ret” olarak tanımlandı.

Mahkeme, davaya konu olan 3 yıllık sürenin uzun olduğunu, İletişim Başkanlığı’nın gerekli araştırma ve değerlendirmeyi yapmayarak eylemsiz kaldığını, böylece Gültekin’in başvurusunun sürüncemede bırakıldığını ve bir hakkın kullandırılmadığının anlaşıldığını belirtti.

İlk kazanım değil

bianet Proje Danışmanı ve IPS İletişi Vakfı Başkanı Nadire Mater, Yeni Asya Genel Yayın Yönetmeni Kazım Güleçyüz, İktisatçı-Yazar Mustafa Sönmez, Evrensel Ankara Temsilcisi Birkan Bulut ile geçtiğimiz aylarda yitirdiğimiz Aydın Engin de İletişim Başkanlığına karşı kendilerine verilmeyen basın kartı için açtıkları davaları kazanmışlardı.

TIKLAYIN – BİA MANİFEST: Basın kartını gazeteci örgütleri verir, devlet değil





Basın kartlarının verilmemesi

Basın kartlarını verme, vermeme, keyfi olarak bekletme, iptal etme kaosu 2018’de Basın Kartı Yönetmeliği’nde yapılan ve yetkinin İletişim Başkanlığına verildiği değişiklikle başladı.

Değişik sonrasında İletişim Başkanlığı 9 bin 115 gazetecinin basın kartının yenilediğini açıkladı ancak süreçte 1371 gazetecinin basın kartı yenilenmedi, 1238 gazetecinin de basın kartı iptal edildi, 200’den fazla gazetecinin değerlendirme süreci devam ediyor.

Hal böyleyken yönetmeliğin pek çok maddesinin yürütmesini Danıştay, Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin açtığı dava sonrası durdurdu. İletişim Başkanlığı Danıştay’ın kararına karşılık, yönetmelikte bu kararı ve bu kararda işaret edilen hukuki çerçeveyi etkisiz kılacak yeni düzenlemeler yaptı. Ancak İletişim Başkanlığı bunun arkasından dolaşarak yeni bir yönetmelikle kararı boşa çıkardı.




Türkiye’de ve dünyada basın kartı

Türkiye’de basın kartını Başbakanlığa bağlı Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü yani devlet veriyordu. 2018 sonrası (turkuaz) basın kartlarını Cumhurbaşkanlığına bağlı İletişim Başkanlığı yani yine devlet vermeye başladı.

14 Aralık 2018’de yürürlüğe giren son basın Kartı Yönetmeliği 1947’den bugüne düzenlenen 14. basın kartı yönetmeliği oldu. Yönetmelik Danıştay’ın ‘iptal’ kararı sonrası 20 Mayıs 2021’de bir kez daha değiştirildi. Yönetmelik neredeyse 2018’de çıkartılan yönetmeliğin aynısıydı. Meslek örgütleri bu yönetmeliğe karşı yine mücadele başlattı ve Danıştay bir kez daha ‘iptal’ kararı verdi. 

Türkiye’de durum buyken dünyada genelde basın kartını sendikalar veriyor. Gazeteciler dünyanın hemen her yerinde ‘devletin gazetecisi’ olmaya karşı çıkıyor. Çünkü devletler basın kartını ‘verme hakkı’nı ellerine geçirince öncelikle ‘kartı vermeme hakkı’nı kullanmaktan yanalar. Zaten amaç da bu; kestirmeden araçsallaştırılan basın kartıyla habere müdahale edebilmek, sansür ve oto-sansürü kullanımda tutmak.

İngiltere, Finlandiya, İtalya, Hırvatistan, Hollanda, Norveç, İsveç, Avusturya basın kartının sendikalarca verildiği ülkeler arasında yer alıyor. Almanya’da basın kartı dağıtan tek bir merkez yok.

Çin’de ise basın kartını devlet veriyor. Gazetecilere kartın verilmesinde gecikme ve iptalleri yaşıyor, kara listeye alınabiliyor, yargılanıyor, hapse atılıyor.

(HA)



Apsny News

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: