December 6, 2022

Mahkeme gazeteciyi İletişim Başkanlığına değil, TGS ve TGC’ye soracak



Fotoğraf: Özlem Songül Abayoğlu / Evrensel

Evrensel yazarı Ender İmrek’e “Cumhurbaşkanına hakaret (TCK 299)” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması, Bakırköy Adliyesi 44. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

Duruşmada savunmasına, Bartın’daki maden katliamında yaşamını yitirenleri anarak başlayan İmrek, “28 Temmuz 2021’de başlayan 53 ilde çıkan 299 orman yangınında 8 kişi hayatını kaybetti, 200 bin hektara yakın orman alanı yandı, yerleşim yerleri küle döndü” hatırlatmasında bulundu. 

“Piknik ateşi, sigara sabotaj vb. riskler ve rüzgar faktörü de hesap edilerek orman yangınlarına hızlı müdahaleyi mümkün kılan araçlar sağlamak devletin görevidir” diyen İmrek, “Toplumun refah düzeyi ne olursa olsun yöneticilerin ihtişamlı binalarda, ihtişamlı koltuklarda oturmaları, uçak ve araba filosuna sahip olmaları, lüks içinde yaşamaları eleştiri konusu olur” ifadelerini kullandı. 

“Halkın büyük çoğunluğu açlık ve yoksulluk sınırında yaşıyor, halkın güvenliği ve sorunları için ihtiyaçları karşılanmıyorsa daha büyük bir sorun var demektir” diyen İmrek, “Gazetecinin görevi de bu sorunlara kıyaslamalı olarak ayna tutmak, gerçeği ortaya çıkaracak sorular sormak, yöneticilerin demokratik denetimine katkı sunmaktır” diye savunma yaptı. 

BİK’in cezalarını ve müdahalelerini hatırlattı

İmrek, devamında, “Anayasa Mahkemesinin ‘İlan ve reklam kesme cezası basın özgürlüğü ihlalidir’ kararına rağmen Basın İlan Kurumu, yazmakta olduğum Evrensel’in resmi ilanlarını tümüyle kesti. Dahası geçen hafta Evrensel’e verilmek istenen dayanışma ilanına dahi BİK tarafından müdahale edildi” dedi.

Beraat istedi

Ender İmrek’in avukatları Yıldız İmrek ve Muhammed Taner Avşar, İmrek’in beyanlarına iştirak ederek, derhal beraat talebinde bulundu.

Avukat Devrim Avcı da “Müvekkilin yazmış olduğu makale okunduğunda hakaret içerikli herhangi bir eylemin olmadığı görülecektir. Makaledeki yangın söndürme uçağının bulunmamasına yönelik husus, birçok basın organında da yer almıştır. Bu kapsamda da iktidar uçak alacağını söylemiş ve kiralama sözleşmeleri yapmıştır. Bu sebeple makale hakaret değil, toplumsal uyarı içeren bir rol oynamıştır” ifadeleriyle beraat talep etti.

TGS ve TGC’ye sorulacak

Duruşma savcısı ise verdiği mütalaada İmrek’in gazeteci olup olmadığının öğrenilmesi için yaptığı müzakerede Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve Türkiye Gazeteciler Cemiyetine (TGC) sorulmasını istedi. İletişim Başkanlığını es geçti. Talebi kabul eden mahkeme duruşmayı Çalışan Gazeteciler Günü olan 10 Ocak 2023’e bıraktı.

Salondakilerin “Gazeteciler Bayramı” demesi üzerine hakim “Manidar” dedi.

Ne olmuştu?

Ender İmrek hakkında, Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı Özel Suçlar Bürosunca, 14 Aralık 2021’deki “Türkiye Yanıyor, Saray izliyor” başlıklı yazısı gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanı’na hakaret” ve “Halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmek” suçlamalarıyla soruşturma açtı. Soruşturma daha sonra “Cumhurbaşkanı’na hakaret” davasına dönüştü.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı iddianamede, İmrek’in yazısını ve savunmasını ekleyerek “… yazı içeriğinde kullanılan ifadelerin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte olduğu ve bu surette şüphelinin üzerine atılı Cumhurbaşkanına Hakaret suçunu işlediği…” iddiasında bulundu.

İmrek yazısında Cumhurbaşkanlığı hizmetindeki uçaklara ve saraylara değinip, “Saray’ın kaç uçağı var? 8 mi? 13 mü? Peki yangın uçağı… Türkiye’nin kaç yangın uçağı var… Saraylara harcanan o paralarıyla kaç yangın uçağı alınırdı? Beş mi? 10 mu… Kaç? Kıbrıs’a kaç uçakla gittiler? 8 miydi? 8 uçakla gittikleri Kıbrıs’ta, Kıbrıslılara verilen müjde neydi? Yeni bir saray…” demişti.

Ayrıca “Halk aç ve sefilken, altın gibi parlayan gümüş gibi balkıyan saraylarda oturuyorlar. Koltukları ihtişamlı, masaları, sürahileri, bardakları, muslukları, kalorifer petekleri altın varaklı… Yedikleri içtiklerinin ismini bile söylemekte zorlanır halkımız” ifadelerini kullanmıştı.

TIKLAYIN – “Diktatör” Davasında Beraat: Beddua Hakaret Değildir

TIKLAYIN – TCK 299: Olmayan Hükmün Gazabı mı?




Türkiye’de Cumhurbaşkanına hakaret yargılamaları

Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçildiği 2014’ten bu yana Türkiye’de 160 binden fazla kişiye Cumhurbaşkanına hakaret soruşturması açıldı.

35 binden fazla soruşturma kamu davasına döndü. Açılan davalarda 38 binden fazla kişi ve binden fazla çocuk yargılandı. Dava sayısı Erdoğan’ın ilk 4 yıllık görev süresinde Abdullah Gül dönemine göre 19,5 kat ve yüzde 2 bin 52 artış gösterdi.

Açılan davalarda 12 bin 881 kişi mahkum edildi. 3 bin 625 kişiye hapis cezası verildi. Hapis cezaları verilenler arasında 10 da çocuk bulunuyor.

Sadece 2020’de ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla 45 bin soruşturma başlatıldı ve bu soruşturmalar sonucunda 9 bin 773 kişiye dava açıldı.

Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçildiği Ağustos 2014’ten 1 Ekim 2021’e kadar en az 66 gazeteci de “Cumhurbaşkanı’na hakaret”ten hapis, ertelemeli hapis ve para cezasına mahkum edildi.




TCK 299 ve TCK 301 

TCK’nın 299. maddesinde tanımlanan Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işleyen kişi bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılıyor. Suçun alenen işlenmesi halinde verilecek ceza altıda bir oranında artırılıyor. Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması Adalet Bakanlığı’nın iznine bağlı. Ancak Adalet Bakanlığı izni tamamen prosedür olarak görülüyor ve raporlara göre hakkında izin verilmeyen kimse olup olmadığı bilinmiyor.

TIKLAYIN – BİA MANİFEST: TCK 299 Kaldırılmalı

TCK 301 deTürk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırmasını” ön görüyor.

Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanı’nın iznine bağlı.

(HA)



Apsny News

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: