December 9, 2022

BM, İran’daki insan hakları ihlallerini soruşturmayı kararlaştırdı



Fotoğraf: BM Genel Merkezi önünde açılan bir İran’da kayıplar sergisi, 2016/Al Arabiya







 

16 Eylül’de 22 yaşındaki Jina Mahsa Amini’nin gözaltında öldürülmesinin yol açtığı krizi görüşmek üzere toplanan BM İnsan Hakları Konseyi’nin özel oturumunda Yüksek Komiser Volker Türk, İran’da [Mollaların] “iktidarı kale gibi savunma zihniyetini” eleştirdi. 

Türk “Gereksiz ve orantısız güç kullanımına” son verilmesi gerektiğini vurguladı.

Üzücü görüntüler

Yüksek Komiser, “Ülkede neler olduğunu görmek, öldürülen çocukların, sokakta dövülen kadınlar, idam cezasına çarptırılan insanların görüntüleri bana acı veriyor” dedi.

BM Yüksek Komiserliği, güvenlik güçlerinin, “özellikle İslam Devrimi Muhafızları Birliği ve Besic güçlerinin, 150 yerleşime ve 140 üniversiteye yayıldığı bildirilen protesto hareketine karşı hakiki mermiler, saçmalar ve başka türden metal pelletler, göz yaşartıcı gaz ve cop kullandığını” vurguladı. 

Yüksek Komiser, tüm hak ihlali iddiaları için bağımsız bir soruşturma çağrısında bulunma kararı almadan önce Komiserliğin, İran’dan olay hakkında “iç soruşturmalar da dahil olmak üzere” birden çok  bildirim aldığını kaydetti. Ancak bu çabaların”uluslararası tarafsızlık ve bağımsızlık ve şeffaflık standartlarını karşılamayı başaramadı[ğını]” söyledi.

Resmi inkârlar

Yüksek Komiser’in açıklamalarını yanıtlayan İran temsilcisi, Kadın ve Aile İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Hatice Karimi, ısrarla Jina Mahsa  Amini’nin ölümünden sonra adaletin yerini bulması için hükümetçe “gerekli önlemlerin” alındığını ileri sürdü. Bu önlemler arasında arasında bağımsız bir meclis soruşturma komisyonunun yanı sıra bir adli tıp ekibinin oluşturulduğunu da söyledi.

Ancak soruşturma sonuçlarının resmen açıklanması öncesinde “bazı Batılı yetkililerin önyargılı ve aceleci tepkileri ve İran’ın içişlerine müdahaleleriyle barışçıl gösteriler isyana ve şiddete dönüştürüldü” dedi.

Özel Raportör: “Protestocuları
susturma çabaları arttı”

Konsey’in kurulduğu 2005’ten bu yana toplanan 35. Özel Oturum’da söz alan İran’daki İnsan Hakları Durumu Özel Raportörü Javaid Rehman, geçtiğimiz hafta hafta çocuklara yönelik olanlar da dahil protestocuları susturma çabalarının arttığını ısrarla belirtti. 

Öldürülen çocuklar

Rehman, çoğunluğu Kürt bölgelerinden olmak üzere beş çocuk da dahil en az 60 ila 70 kişinin öldürüldüğünü söyledi. Ayrıca Kürt kentleri Piranşehr, Cavanrud ve Mahabad’daki durumu “kaygı verici” olarak niteledi. 

Raportör, “İran Hükümeti[nin] sürekli olarak asılsız raporlar sundu[ğunu]  ve Jina Mahsa’nın herhangi bir şiddet veya dayak sonucu ölmediğine ilişkin iddiaları yineledi[ğini]” aktardı. Rehman “Hükümetin diğer raporlarında da ölenlerin intihar ettiklerini, yüksekten düştüklerini, zehirlendiklerini veya kim olduğu bilinmeyen ‘düşman ajanları’nca öldürüldüklerini iddia ederek çocukların güvenlik güçlerince öldürüldüklerini yalanladığını” söyledi. 

Raportör, bu raporların, kendi kaderlerini tayin hakkını savundukları için öldürülen yaklaşık 400 kişiden üçü hakkında olduğunu aktardı.

Tesettür kuralları

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin sunduğu son bilgilere göre, Mahsa Amini’nin İran’ın “Ahlak Polisi”nce başörtüsü takmadığı gerekçesiyle 13 Eylül’de tutuklandıktan sonra ölümünden bu yana protestolarda en az 40’ı çocuk olmak üzere 300’den fazla kişi öldürüldü.

Başlangıçta Özel Oturum için çağrıda bulunan Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, en az 15 bin kişinin de tutuklandığını ileri sürdü ve “İran rejimi şimdi protestocuları ölüm cezasıyla tehdit ediyor” dedi ve sordu: Peki neden?

“Sadece bu kadınlar, erkekler ve çocuklar hepimizin sahip olmak istediği, onurlarıyla ve ayrımcılığa uğramadan yaşama haklarından yararlanmak istedikleri için.” 

Aynı mesajı yineleyen ABD’nin Cenevre’deki İnsan Hakları Büyükelçisi Michèle Taylor, Konsey’e İran halkının “çok basit bir şey, burada çoğumuzun kanıksadığı bir şey, konuşma ve seslerini duyurma fırsatı talep ettiğini söyledi.

“Cesaretlerini, özellikle de insan haklarına saygı gösterilmesini ve ihlallerin hesabının sorulmasını cesurca talep eden kadınları, kız çocuklarını ve gençleri alkışlıyoruz.”

(AEK)





Apsny News

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: