Marihuana psikoz ve şizofreniyi tetiklebiliyor

14.04.2025 - Pazartesi 02:40

[ad_1]

MESUDE DEMİR

@mesudedemirr

Marihuana, bazı ülkelerde serbest bırakılıp “Ottur, zararı yoktur” inancını beslese de bağımlılığı giderek büyüyen bir sorun. Kullanımı çocuk yaşlara düşüp yaygınlaşan marihuana, psikoz (halüsinasyon veya sanrıların eşlik ettiği, gerçeklikle bağın kopması) ve şizofreniyi tetikleyebiliyor.

Fotoğraf: Reuters

Marihuananın içinde 113 tanımlanmış kannabinoid (beyindeki nörotransmitter salınımını değiştiren hücrelerdeki kannabinoid reseptörleri üzerinde etkili çeşitli kimyasal bileşikler) madde var. Bunlardan tetrahidrokannabinol (THC) ödüllenme etkisi yapıyor. Ayrıca bağımlılığın ve psikotik belirtilerin ortaya çıkmasıyla ilişkili. İçindeki diğer bir önemli kannabinoid, kannabidiolün de (CBD) antipsikotik anti-anksiyete etkileri olabiliyor.


Yeni esrar daha da zararlı

Üreticilerin son yıllarda yetiştirdiği hibrit ve melez marihuana bağımlılık geliştirme, psikotik yani şizofreniye benzer durumları  ortaya çıkarma ihtimali çok yüksek. Çünkü içindeki THC seviyeleri çok yükseltildi. THC yüksekliği bağımlılık tedavisi ve acil servis başvurularındaki artışlarla bağlantılı.

Sentetik kannabinoidlerinse bazı yapısal veya işlevsel benzerlikleri olsa da doğal marihuanaya göre daha yüksek toksisite oranları ve hastaneye yatmayla ilişkili. Ayrıca marihuana üzerine bu tür maddeler etkiyi artırmak için püskürtülerek ekleniyor.

Psikoz ve şizofreni tehlikesi

Prof. Dr. Alp Üçok, Diken’e konuştu.

Moodist Hastanesi psikiyatri uzmanlarından Prof. Dr. Alp Üçok, marihuananın zararsız olduğuna dair inancın arttığını söyledi ve ekledi: “Bu çok tehlikeli bir şey.”

ABD’de 20’nin üzerinde eyalette kontrollü olarak marihuananın serbest bırakıldığını belirten Üçok, sonuçlarının bir süre sonra ortaya çıkacağını düşünüyor.

Maddenin kötüye kullanımı ile psikoz ya da şizofreni gelişmesi arasında bir ilişki var. İnsanlar madde kullandığı için psikoza giriyor ya da psikozlu olduğu için bir madde kullanabiliyor.

Üçok, “Belki ikisi de doğru. Şizofreni hastalarında yüzde 50-70 arasında hayatlarının bir döneminde madde kötüye kullanımı olduğu biliniyor. Bunlar içinde psikoza ya da şizofreniye yol açma ihtimali en yüksek olan esrar” dedi.

Önce maddeye bağlı psikoz ortaya çıkıyor. Psikoz şizofreniye benzer belirtilerle seyrediyor. Madde kullanımını bırakılırsa psikoz düzelebiliyor. Ama kullanım devam ederse, daha sonra bırakılsa da şizofreniye benzer kalıcı bir tablo ortaya çıkabiliyor.

Ailede varsa risk büyüyor

“Genç hastalarımız, ‘Bütün arkadaşlarımız kullanıyor. Niye bende olsun ki‘ diyor. Her esrar içende psikoz ya da şizofreni gelişmiyor. Uyarıcılar (kokain, metamfetamin gibi) içinde psikolozla ilişkisi en çok gösterilen esrar” diyen Üçok sair riskleri şöyle sıralıyor: “Birinci sırada erken yaşta (15 yaşından önce) içmeye başlamak var. Türkiye’de de giderek daha erken yaşa kayıyor. İkinci risk faktörü, çok içmek. Üçüncüsü ise esrarın içindeki THC. Kullanıcıların ‘Beni rahatlatıyor, dinginleştiriyor‘ dedikleri şey bu. THC miktarı arttıkça (son 20 yıldır olduğu gibi) psikoz riski de artıyor.”

Bir diğer önemli faktör anne, baba ya da kardeşte (birinci derece akraba) psikoz ya da şizofreninin bulunması. Aileden gelen böyle bir yükü, marihuana kullanımı da eklenince maddeye bağlı psikoz sonra da şizofreniye ilerleme riski kat kat artıyor.

Hastanelerde talebi karşılayacak yatak yok

Bu tabloların geriye dönüşü, tedavisi var mı? Üçok bu soruyu şöyle yanıtladı: “Esrarla bağlantılı psikozda kişi maddeyi bırakırsa üç ay içinde bunun toparlanma şansı yüksek. Yasadışı maddelerin çoğu için özgün bir ilaç tedavisi yok. Bazı ilaçlar ve psikoterapiyle kişi maddeden uzak tutulabilirse ve erken dönemdeyse psikozun gerileyip bir daha dönmeme ihtimali var. Ama buradaki ana sorun, bu kısır döngüyü tetikleyen sebebin (maddenin) o kişinin hayatından kolay kolay çıkarılamaması.”

Üçok 2000’li yıllarda maddeye bağlı psikoz vakalarına tek tük rastlarken bugün klinikler ve yataklı servislerde çok yaygın gördüklerini söyledi: “Şimdi hastanelerde yer bulunmuyor. Talebi karşılayacak yatak bulunmaması çok ciddi bir sorun. Bu sadece büyük şehirlerin derdi değil. Nereye gitseniz aynı problem var. Temini kolay, maliyeti düşük olduğu için bir toplum sağlığı sorunu.”

Yoksunluk yaşamamak bağımlı olmadığınız anlamına gelmez

Maddeye bağlı psikozda hastaların çoğu zaman hastaneye yatarak tedavi edilmesi gerekiyor. ABD’de maddeye bağlı psikoz ve şizofreni o kadar ciddi bir sorun ki bunlara ayrılmış klinikler var.

Marihuana bağımlılığı yaklaşık 10 düzenli kullanıcıdan birinde ve günlük kullananların da üçte birinde görülüyor. Bağımlı, kullanmadığında yoksunluk belirtisi yaşamayınca bağımlı olmadığını düşünüyor. ve “İstediğim zaman kullanmam” diyor. Ancak yoksunluk belirtileri, 11 bağımlılık ölçütünden sadece biri.

[ad_2]
Apsny News

YORUM YAZ

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.