Kolektif ruh hali: Sakinim ama deliricem gibi

27.05.2023 - Cumartesi 08:31

[ad_1]

ZEYNEP KARAARSLAN BAŞARAN

@zeynepbasaran

Fotoğraf: Pexels

‘Sakinim ama deliricem gibi.’ Bu hafta beni en çok yakalayan sosyal medya postu buydu. Tam ruh halimi ifade ediyor. Memleketi düşünmekten, kendinizi düşünemez haldeyseniz, olan biteni anlamlandırmaya çalışırken beyniniz yandıysa, oy verdikten sonra gelin biraz kendimize dönelim. Çünkü bunu hak ettik.

Etrafımda birçok insan sosyal medyada psikologları takip eder oldu. Ben de bu akımın parçasıyım ve Dr. Nicole LePera’yı bir süredir @Theholisticpsyc hesabından takip ediyorum. İnsanı hemen yakalayan, psikolojik kavramları listeleme usulüyle tane tane anlatan bir üslubu var. 

Merak edip LaPera’nın ‘Kendini İyileştirme İşi Nasıl Yapılır?’ isimli kitabını aldım. Yaklaşımına bütünsel psikoloji adını veren LePera, hem psikoloji ve nörobilimin bilimselliğini, hem de farklı ruhsal pratikleri birleştiren bir bakış açısı geliştirmiş. İnsanın kendini iyileştirme kabiliyeti edinmesinin kendini güçlendirmesi ve özgürleştirmesi için gerekli olduğunu savunuyor. Kitabın girişindeki alıntılardan biri James Baldwin’den: “Yüz yüze geldiğimiz her şeyi değiştiremeyebiliriz ama yüzleşmeden hiçbir şeyi değiştiremeyiz.

Cesur yüzleşmelerin insanı: Jung

Kendi kendini anlamak için esaslı bir yolculuk ve cesur yüzleşmeler yapmış bir kişi söyle deseniz, Carl Gustav Jung derim. Jung’un ‘Anılar, Düşler, Düşünceler’ isimli öz yaşam öyküsü, beni derinden sarstı. Jung, arketip, kolektif bilinçdışı, persona, anima, animus gibi kavramları tanımlayan bir psikiyatr ve psikoanalist.

Bir dönem Freud ile de teşrik-i mesaisi oluyor, ancak Freud’un her şeyi cinsellikle çözümleyen yaklaşımına bir süre sonra mesafe koyuyor. Psikanalizin sadece hastalık tedavi eden değil, aynı zamanda kişiliği geliştiren, kişinin öz benliğini araştırmasına el veren bir yöntem olarak görülmesini sağlıyor.  Kitabın Jung’un çocukluk yıllarına dair kısmı bir parça yavaş gitse de, şaşırtıcı saptamaları, anlattığı kimi ‘paranormal’ deneyimler, bende dönüp tüm kitaplarını okuma isteği uyandırdı. Çünkü Jung’u kendi yazdığı kitaplarla değil, hep başkalarının incelemeleriyle tanıdığımı fark ettim. Mesela ‘Dışa Bakan Rüya Görür, İçe Bakan Uyanır: Rüyaların, Mitlerin, Sembollerin İzinde Bir Ruh Çözümlemecisinin Arayışı’ ilginç duruyor… Jung’un Doğu felsefesine ilgisi ve yakınlığı ayrıca dikkat çekici. Nitekim beş bin yıllık kadim bir metin olan ‘I Ching’ ya da ‘Değişimler Kitabı’ için önsöz yazmış.

‘Belki de Biriyle Konuşmalısın’

Hem edebiyata, hem psikolojiye meraklı biri için hazine niteliği taşıyan bir kitap ise Mine Özgüzel’in ‘Edebiyat Terapi’ isimli eseri. Özgüzel, okuyucuyu Sartre’den Camus’e Woolf’dan Zweig’a farklı yazarların hayat hikayeleri ve eserleri arasında gezdirerek ve kendi yolculuğunu da paylaşarak, insanın kendini anlama ve yaratma çabasına ışık tutuyor. Okumak benim için gerçek bir terapi ve kendimi idrak etmemi sağlayan en temel faaliyetim. Edebiyat Terapi, bana yepyeni kapılar açtı.

Çıkmanın tek yolu, içinden geçmek

Psikolojiyle meşgul kitaplarda sevdiğim bir alt kategori ise vaka hikayeleri içeren kitaplar. Irvin D. Yalom’un ‘Aşkın Celladı’ isimli eseri bu kategoride bir ara pek popülerdi. Psikoterapist olan Yalom, bu kitabında on farklı hastasıyla yaşadığı terapi süreçlerini tarif ediyor. Lori Gottlieb’in ‘Belki de Biriyle Konuşmalısın’ isimli kitabı ise, yakın zamanda okuyup sevdiklerimden. Gottlieb de bir psikoterapist. Bu kitabın farklı tarafı hem Gottlieb’in kendi çalıştığı vakaları içermesi, hem de kırk yaşında yaşadığı ayrılığın ardından Gottlieb’in kendisinin terapiye gidişinin hikayesini de barındırması. Çok bilgilendirici ve matrak. Bu kitaptan bende kalan öğreti: “Çıkmanın tek yolu, içinden geçmek.”

Yazıda bahsi geçen yazarlar ve kitaplar:

Dr. Nicole LePera, Kendini İyileştirme İşi Nasıl Yapılır?

Carl Gustav Jung, Anılar, Düşler, Düşünceler ve Dışa Bakan Rüya Görür, İçe bakan Uyanır: Rüyaların, Mitlerin, Sembollerin İzinde Bir Ruh Çözümlemecisinin Arayışı

I Ching ya da Değişimler Kitabı

Mine Özgüzel, Edebiyat Terapi

Irvin D. Yalom, Aşkın Celladı

Lori Gottlieb, Belki de Biriyle Konuşmalısın

Neyin peşindeyiz: Mitoloji ülkesi Türkiye ve Sisifos

Seçimi beklerken: Zamanı hızlandıran beş kitap

‘Sessiz lüks’ten zenginlik pornografisine: Sofia Richie, Masumiyet Çağı, Met Gala

Bir kimlik bir hayata az: Hikmet Hükümenoğlu’ndan ‘Harika Bir Hayat’

Haydi gelin üstüme korkmuyorum: Yaş bir yarı hakikattir

Salman Rüşdi’nin yeni romanı ‘Zafer Şehri’: Hikayeyi kadın anlatınca

Sevgi Soysal ve Brooke Shields: Hikayesini geri isteyen iki kadın

Küçük Oyuncu, rol modeller ve Feminist Gece Yürüyüşü

O bir ‘badem anne’: Gwyneth Paltrow başka gezegenden seslenmeye devam ediyor

Ne içindeyiz zamanın ne de büsbütün dışında: Gospodinov’un Zaman Sığınağı

‘Farkındalık’ dünyayı kurtarır mı?

Refik Anadol’un MoMA sergisi eleştirmenleri böldü: Git Facebook’ta çalış

Güzel Ülkem, Üzen Ülkem: Türkün Ateşle İmtihanı, Yaban, Ölmeye Yatmak

Distopyadan aydınlığa: Last of Us, Cormac McCarthy, Mustafa Nuri

Oynar mısın benimle: Midjourney, Abidin Dino, Murathan Mungan

ChatGPT, Veba Geceleri ve Gülten Akın: Bizim büyük tarihsizliğimiz

Hastalıklar, kazalar: Hanif Kureishi, Hüseyin Rahmi Gürpınar ve Piranesi

Presley, Selim İleri, Prens Harry: Keder kader mi?

Pekkan Kardeşler, Ursula Le Guin ve Balıkçı Kadının Kızları



[ad_2]
Apsny News

YORUM YAZ

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.