Sınır ötesi gıda harekatı!

[ad_1]
Gıda fiyatlarındaki artış kentli dar ve orta gelirlinin belini bükerken, Trakyalılar çareyi sınır ötesinde arıyor. Temel gıda ürünlerinin sürekli zamlanması nedeniyle Edirne ve Tekirdağ’da yaşayan birçok vatandaş, günübirlik Yunanistan turlarına katılarak alışveriş yapmaya başladı. Otobüslerle, 39 Euro, yani yaklaşık bin 900 lira karşılığında düzenlenen bu turlarda vatandaşlar, Yunanistan’ın Dedeağaç kentindeki marketlere akın ederken, Lidl, Jumbo ve duty free mağazalarından peynir, et, kahve, yağ, şeker gibi temel ihtiyaç ürünlerini satın alıyorlar. Yunanistan’da dana kıymanın kilosu 6 Euro; (300 TL), peynirin kilosu ise 4 Euro’ya (200 TL’ye) satılıyor. Türkiye’de aynı ürünlerin fiyatları neredeyse iki katına ulaşırken, ortaya çıkan tablonun nedenleri de tartışılmaya devam ediyor.
MAKAS AÇILIYOR
Analistlere göre gıda fiyatlarındaki artış eğrisinin en büyük nedeni komisyonculardan kaynaklanıyor. Ancak Türk tarımının 2025 yılının ikinci yarısında büyük bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldığının da altı çiziliyor. Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan 4 aylık dönemde, başta gübre, mazot ve yem olmak üzere temel girdilerde fiyat artışları çiftçileri zorlarken, aynı dönemde üretici ile market fiyatları arasındaki makas da giderek açıldı. Çiftçinin elinden çıkan düşük fiyatlı ürünler, markete geldiğinde katlanırken, sistemin mutlaka denetim altına alınması gerektiği vurgulanıyor.
GÜBREDEKİ ARTIŞ EĞRİSİ
Girdi fiyatlarındaki tırmanışın en çarpıcı örneklerinden biri de gübrede yaşandı. Haziran ayında yıllık bazda yüzde 68,2 artış kaydeden ÜRE gübresi, Temmuz’da yüzde 71,5’e, Ağustos’ta yüzde 74’e, Eylül’de ise yüzde 75,3’e ulaştı. ÜRE fiyatında Eylül ayında aylık bazda yüzde 2,9’luk bir düşüş görülse de yıllık artışın yüzde 75’i aşması, çiftçinin maliyetlerinde ciddi yük oluşturdu. DAP gübresinde de benzer bir seyir izlendi. Haziran’da yıllık artış yüzde 47,8 olarak kayda girerken, bu oran geçtiğimiz Eylül’de yüzde 51,3’e çıktı.
MAZOT VE YEM FİYATLARI
Mazot fiyatlarındaki artış da üreticiyi zora sokan bir diğer unsur oldu. Hasat döneminde çiftçi, artan mazot fiyatları nedeniyle ürününü tarladan çıkarmakta bile zorlandı. Aynı dönemde yem fiyatları da yükseldi. Besi yemi Haziran’da yıllık yüzde 29 artarken, Temmuz’da yüzde 31,2’ye, Ağustos’ta yüzde 33,5’e, Eylül’de ise yüzde 34,8’e çıktı. Bu artış, özellikle kırmızı et üretiminde maliyetleri doğrudan etkiledi.
27 BİN TL’NİN ALTI OLMAZ!
Trading Economics verilerine göre, 2004 yılından 2025 yılına kadar ortalama yüzde 20,37 seviyesinde seyreden gıda enflasyonu, son dönemde yüzde 36,06’ya yükseldi. Bu artış, özellikle temel gıda ürünlerinde çarpıcı şekilde hissedildi. Son 5 yılda makarna fiyatları yüzde 591 oranında artarken, taze sebzeler yüzde 402, kahve yüzde 400, şeker yüzde 366, ekmek ve tahılların fiyatı ise yüzde 385 yükseldi.
YÜZDE 300’LÜK FARK
Uzmanlar, Türkiye’nin gıda krizinden çıkabilmesi için üretim planlamasını yeniden ele alınması gerektiğini belirtirken, Kamuoyu Araştırmacısı Volkan Tebrizcik ise “Tarımda dışa bağımlılığın azaltılması, üreticiye doğrudan destek sağlanması, piyasa denetimlerinin güçlendirilmesi ve kur istikrarının sağlanması en temel adımlar. Üretimde plansızlık, ithalata bağımlılık ve yüksek girdi, maliyetleri yatıyor. Bu üçlü düzelmedikçe ne fiyatlar düşer ne de sofralar rahatlar” dedi.
Kaynak: Web Özel
[ad_2]
Apsny News