İznik Gölü can çekişiyor, sular hızla çekiliyor
04.09.2026 - Cuma 11:41
[ad_1]
İklim krizinin Türkiye’deki etkileri göller ve sulak alanlarda giderek daha belirgin biçimde ortaya çıkıyor. Marmara Bölgesi’nin en büyük, Türkiye’nin ise beşinci büyük doğal gölü olan İznik Gölü'nde son yıllarda yaşanan kuraklık, yüksek sıcaklıklar, buharlaşma ve artan su kullanımı nedeniyle kritik bir sürecin içine girmiş durumda. Yaklaşık 298 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip İznik Gölü, doğu-batı doğrultusunda yaklaşık 32 kilometre uzanıyor. Göl yalnızca doğal güzelliği nedeniyle önem taşımıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı kayıtlarında İznik Gölü’nün sulama, endüstri suyu temini, su ürünleri üretimi, yüzme, amatör balıkçılık ve su sporları açısından bölge için son derece önemli bir kaynak olduğu belirtiliyor. Tektonik kökenli ve tatlı su özelliği taşıyan göl, yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin su geleceğine ilişkin de ipucu veriyor. Uzmanlar ise sıcaklık artışı ve buharlaşmanın yanı sıra tarımsal ve sanayi amaçlı yoğun su kullanımının İznik Gölü üzerindeki baskıyı büyüttüğüne işaret ediyor.
KURAKLIK ETKİSİ
İznik Gölü'nde son yıllarda ortaya çıkan çekilme görüntülerinin bir nedeni de artan kuraklık baskısı. Meteorolojik veriler, gölü de içine alan Marmara Bölgesi'nde yağışların giderek düzensizleştiğini ve sıcaklıkların yükseldiğini ortaya koyuyor. Türkiye genelinde de benzer bir tablo dikkat çekiyor. Buna göre 2025’te yağışlar normal seviyenin yüzde 27,6, 2024 yılı yağışlarının ise yüzde 22,8 altında gerçekleşti. Böylece Türkiye genelindeki yıllık alansal yağış miktarı son 61 yılın en düşük seviyesine indi. Kuraklık baskısı 2026’da da tamamen ortadan kalkmadı. Haziran ayında Türkiye genelinde ortalama 23,7 milimetre yağış kaydedildi. Haziran ayının 1991-2020 normali 33,6 milimetre seviyesinde bulunurken, yağış miktarı normalin yüzde 30 altında kaldı. Özellikle Marmara Bölgesi’nin büyük bölümünde yağışların uzun yıllar ortalamalarına göre yüzde 80’i aşan oranlarda azaldığı bölgeler görüldü. Aynı dönemde sıcaklıklar da yüksek seyretti. 2026 Haziran ayı Türkiye ortalama sıcaklığı 22,3 derece ile uzun yıllar ortalamasının 0,5 derece üzerinde gerçekleşirken, ay son 56 yılın en sıcak 11’inci haziranı olarak kayıtlara geçti.
GÖLLER BASKI ALTINDA
Yağışlardaki azalma ve sıcaklıklardaki artış yalnızca İznik Gölü’nü değil, Türkiye genelindeki göl ve sulak alanları da doğrudan etkiliyor. Azalan yağışla birlikte gölleri besleyen yüzey ve yeraltı su kaynakları zayıflarken, yüksek sıcaklıkların artırdığı buharlaşma su kaybını daha da hızlandırıyor. 350 Türkiye’nin paylaştığı verilere göre son 50 yılda Türkiye’de 36 göl tamamen kururken, 14 göl de kuruma riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Uzmanların üzerinde durduğu temel sorun ise kuraklığın tek başına yağış azalmasıyla açıklanamayacağı gerçeği. Tarımsal sulama amacıyla yüzey ve yeraltı sularının yoğun kullanılması, kaçak kuyular, sanayi için su çekilmesi, havzalardaki yapılaşma ve artan buharlaşma göllerin su bütçesini aynı anda etkiliyor.
EKOSİSTEM SARSILIYOR
İznik aynı zamanda önemli bir kuş alanı. Göl çevresindeki sazlıklar küçük karabatak, gece balıkçılı, bahri, alaca balıkçıl, küçük ak balıkçıl ve gri balıkçıl gibi çok sayıda türe yaşam alanı sağlıyor. Kış aylarında da önemli miktarda su kuşunu barındırıyor. Göldeki su kaybı yalnızca su miktarındaki azalma anlamına gelmiyor. Su seviyesinin uzun süre düşük kalması kıyı ekosistemlerinden sazlıklara, balık popülasyonlarından kuşların yaşam alanlarına kadar bütün ekolojik zinciri etkileyebilecek bir risk yaratıyor.
GÖL SUYU KİRLENİYOR
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) bilim danışmanı Dr. Erol Kesici ise İznik gölü ile sulanan alanlarda yetiştirilen marul, kıvırcık yapraklı salata örneklerinde ağır metal düzeylerinin kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, şu uyarıları sıraladı: “Sanayi ve evsel yakıt kaynaklı kimyasallar göl suyunu kirletiyor. Özellikle son 15 yıldır ülkemiz iç sularında ve İznik gölünde kirliliğe ve ısınmaya bağlı siyanobakteri artışı görülürken, bu durum balık ölümlerine neden oluyor." Göldeki çekilmenin arkasında ise birden fazla etken bulunduğuna değinen Kesici, "Yağışların azalması gölü besleyen yüzey sularını zayıflatırken, sıcaklığın yükselmesi buharlaşmayı artırıyor. Buna çevredeki tarımsal üretim için gerçekleştirilen su çekimleri, sanayi kullanımı ve kaçak su kullanımı da eklendiğinde gölün doğal su dengesi üzerindeki baskı büyüyor" diyor.
Kaynak: Web Özel
[ad_2]
Apsny News
İznik Gölü can çekişiyor, sular hızla çekiliyor