İznik’ten Heybeliada’ya! Lozan’ın üzerinde ekümenik gölge

04.12.2025 - Perşembe 23:18

[ad_1]

Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo’nun Türkiye’ye yaptığı ziyarete ilişkin tartışmalar sürüyor. 'Birinci İznik Konsili'nin 1700. yıldönümü anması için düzenlenen ayinde, Papa 14. Leo ile Fener Rum Patriği Bartholomeos’un aynı platformda ayin yapmaları ve söz konusu ziyarete eş zamanlı olarak ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın "Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasına" yönelik sözleri, tepki yaratmış durumda. İznik Gölü’nde suyun çekilmesiyle gün yüzüne çıkan ve Aziz Neophytos’a atfedilen batık bazilikanın kalıntıları önünde kurulan platformda Papa 14. Leo'nun Fener Rum Patriği Bartholomeos ile verilen görüntünün batı basınında “tarihi ekümenik buluşma” başlıklarıyla duyurulması, Türkiye’den yükselen eleştirilen odağını oluşturuyor.

İznik’ten Heybeliada’ya! Lozan’ın üzerinde ekümenik gölge - Resim : 1
Papa 14. Leo ile Bartholomeos, İznik Gölü kıyısındaki ayinde aynı platformda “ekümenik” vurgulu kare, Lozan ve egemenlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

HUKUKSUZ SÖYLEM

Türk Ortodoks Patrikhanesi tarafından yapılan açıklamalarda, Fener Rum Patrikhanesi için kullanılan “ekümenik” sıfatının Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda ve Lozan Antlaşması’nda tanımlanmadığı hatırlatılırken, Papa’nın aynı sıfatla Bartholomeos’la yan yana konumlanmasının, siyasi ve uluslararası bir statü dayatma girişimi olduğu da vurgulandı.

"BARRACK ÇOKTAN HAKETTİ"

Bartholomeos’un her platformda “ekümenik” unvanını öne çıkarmasının yanı sıra tepkileri derinleştiren ikinci halkayı ise Heybeliada Ruhban Okulu dosyası oluşturuyor. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack'ın, Yunan basınına verdiği demeçte, “Hedefimiz, Eylül 2026’da Heybeliada Ruhban Okulu’nu yeniden açmak” ifadesini kullanması, soru işareti ve tepkileri büyüten bir başka başlık olarak öne çıktı. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal, "ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack istenmeyen adam ilan edilmeyi çoktan hak etti" derken, "İleri geri konuşmaya devam ediyor. Hazret şimdi de Heybeliada Ruhban okulunun 2026'da açılacağını söylemiş" dedi.

"TÜRKİYE KARAR VERİR"

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni ise Heybeliada Ruhban Okulu’nun hangi statüde, kime bağlı olarak açılacağına karar verme yetkisinin, Türkiye’nin iç hukuk meselesi olduğunu vurgularken, "1971’de Anayasa Mahkemesi’nin özel yüksekokulları Anayasa’ya aykırı bulan kararı ve ardından gelen yasal düzenlemelerle, bu okulların tamamının devlet denetimine alınarak resmi üniversitelere bağlanması öngörüldü. Ancak, patrikhane, 'devlet denetimi altında faaliyet göstermeyi' kabul etmedi ve fiilen eğitim faaliyetlerine son verdi. Bir büyükelçinin, Türkiye topraklarındaki bir okul için tarih vererek konuşması, 'iç işlerine açık müdahaledir" uyarısında bulundu.

"ULUSAL OLMAKTAN ÇIKAR"

Emekli diplomatlardan Turgay Uluçevik ise Türkiye’deki Rum nüfus 2 binin altına düştüğüne dikkat çekerken, Heybeliada Ruhban Okulu'nun dünyanın farklı ülkelerinden gelecek Ortodoks öğrencilere ev sahipliği yapacağını belirtirken, şu uyarıları gündeme taşıdı: "Bu durum, Heybeliada’yı Türkiye’nin Ortodoks din adamı yetiştiren ulusal bir kurumu olmaktan çıkarıp, evrensel bir ruhban kampüsüne dönüştürecektir. Böylesi bir dönüşüm, Fener Rum Patrikhanesi’nin 'ekümeniklik' iddiasını sahada güçlendiren somut bir vasıtaya dönüşebilir. Bu senaryoda sıradaki tartışma, Patrik’in Türk vatandaşı olması şartının kaldırılmasına yönelik uluslararası baskılar olabilir."

İznik’ten Heybeliada’ya! Lozan’ın üzerinde ekümenik gölge - Resim : 2
Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Selçuk Erenerol, “ekümenik” unvanının Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Lozan Antlaşması’nda yer almadığının altını çiziyor.

TESADÜF ESERİ Mİ!

Öte yandan devam eden tartışmalar arasında Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda; Papa 14. Leo'nun ziyareti için ilginç bir bilgi paylaştı. Afyoncu, mesajında şu görüşleri gündeme taşıdı: "Papa II. Urbanus, 27 Kasım 1095'de Clermont Konsili sırasında din adamlarından ve halktan oluşan büyük bir kalabalığa hitap etti. Ortaçağ'ın en etkili konuşmalarından birini yaparak, Avrupa'daki bütün Hristiyanları, Kutsal Toprakları geri almak için Müslümanlar'a karşı savaşa çağırdı. 'Deus vult!' yani 'Tanrı bunu istiyor!' haykırışıyla bitirdiği konuşması 200 yıl sürecek Haçlı Seferleri'ni başlattı. Haçlı Seferleri sonucunda yüzbinlerce Müslüman, Hristiyan ve Yahudi katledildi. Haçlılar'ın Ortadoğu'da kurduğu devletler, Türkler'in birkaç asır süren mücadelesi sonucunda yok edildiler. Papa 14. Leo bir tesadüf eseri olsa gerek Haçlı seferlerini başlatan konuşmanın 930. yıldönümünde 27 Kasım'da ülkemize geldi."

[email protected]

Kaynak: Web Özel

[ad_2]
Apsny News

YORUM YAZ

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.