Apsny News

[ad_1]

NASA ve NOAA’nın geçtiğimiz gün açıkladığı ölçümler, Antarktika üzerindeki ozon deliğinin son 10 yılın en büyük boyutlarına ulaştığını ortaya koydu. 18 Eylül’de 27,1 milyon kilometrekareye ulaşan ozon deliği, 1979 yılında başlayan uydu gözlemlerinden bu yana kaydedilen 48 yıllık dönemin en büyük yedinci mevsimsel ozon deliği olarak kayıtlara geçti. 7 Eylül-13 Ekim tarihleri arasındaki ortalama büyüklük ise 25 milyon kilometrekare olarak hesaplandı.

TARİHİ REKOR

Geçen yıl ozon deliğinin en geniş günlük alanı 22,86 milyon kilometrekare olarak ölçülmüştü. Bu yıl aynı değer 27,1 milyon kilometrekareye yükselerek yaklaşık yüzde 18,5 arttı. Mevsimsel ortalamalarda ise 2025 yılında 18,71 milyon kilometrekare olan alan, 2026’da 25 milyon kilometrekareye çıktı. Böylece yalnızca bir yılda yaklaşık 6,3 milyon kilometrekarelik genişleme yaşandı. NASA’nın verilerine göre bu yıl ölçülen en geniş günlük alan, Eylül 2000’de kaydedilen tarihi günlük rekorun yaklaşık yüzde 90’ına karşılık geliyor.

Adım adım felakete! Ozon deliği son 10 yılın zirvesinde - Resim : 1
Amerikan Çevre Koruma Ajansı’nın verilerine göre Antarktika’daki ozon deliğinin etkili olduğu dönemlerde, bazı bölgelerde yüzeye ulaşan UV-B radyasyonu normal seviyelerin iki katına çıkabiliyor.

KANSER RİSKİ ARTIYOR

Ozon tabakası, atmosferin yaklaşık 15 ila 35 kilometre yüksekliğinde yoğunlaşarak Güneş’ten gelen zararlı ultraviyole ışınlarının önemli bölümünü engelliyor. Tabakanın incelmesi, özellikle UV-B ışınlarının yeryüzüne daha fazla ulaşmasına neden olabiliyor. Bu ışınlar hücrelerin DNA yapısına zarar vererek cilt kanseri, katarakt ve bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün bilimsel değerlendirmelerinde, ozon miktarının küresel ölçekte yüzde 10 azalmasının yılda yaklaşık 300 bin ek melanom dışı cilt kanseri ve 4 bin 500 ek melanom vakasına yol açabileceği tahmin ediliyor.

DENİZLER TEHLİKEDE

Ozon tabakasındaki incelmenin etkileri yalnızca insan sağlığıyla sınırlı değil. Artan ultraviyole radyasyon, özellikle Antarktika çevresindeki Güney Okyanusu’nda yaşayan mikroskobik canlılar açısından risk oluşturuyor. Denizlerdeki besin zincirinin temelini oluşturan fitoplanktonların fotosentez faaliyetleri, yüksek UV-B maruziyetinden olumsuz etkilenebiliyor. Bu durum, fitoplanktonlarla beslenen diğer canlıları da dolaylı olarak etkileyebiliyor. Ultraviyole radyasyonun artması bazı bitki türlerinde büyümeyi, yaprak gelişimini ve fotosentez verimliliğini de azaltabiliyor. Ancak etkinin büyüklüğü bitki türüne, ışınımın şiddetine ve maruziyet süresine göre değişiyor. Uzmanlar, ozon tabakasının zayıflamasının tarımsal üretim, deniz ekosistemleri ve doğal yaşam açısından uzun vadeli sonuçlarının yakından izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

RÜZGARLAR ETKİLİ

NASA ve NOAA’ya göre 2026 yılındaki olağanüstü genişlemenin arkasında Antarktika çevresinde oluşan güçlü kutup girdabı bulunuyor. Polar vorteks olarak bilinen bu atmosferik yapı, Güney Kutbu üzerindeki soğuk havayı bölgede hapsederek ozon kaybına uygun koşulların daha uzun süre devam etmesine yol açıyor. Düşük sıcaklıklarda oluşan kutup stratosferik bulutları, atmosferdeki klor ve brom içeren kimyasalların ozonu parçalayan tepkimelere katılmasını kolaylaştırıyor.

İYİLEŞME 2066’DA!

Ozon tabakasının korunması amacıyla 1987 yılında kabul edilen Montreal Protokolü, ozona zarar veren kimyasalların üretimini ve kullanımını önemli ölçüde sınırlandırdı. NASA ve NOAA’nın verilerine göre Antarktika stratosferinde ozona zarar veren maddelerden kaynaklanan klor miktarı, geçmişte ulaştığı en yüksek düzeye kıyasla yaklaşık üçte bir oranında azaldı. Bilim insanları, uluslararası önlemler alınmasaydı 2026 yılındaki ozon deliğinin 1,6 ila 3,2 milyon kilometrekare daha büyük olabileceğini hesaplıyor. Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi ve iklim bilimci Prof. Dr. Levent Kurnaz ise ozon tabakasına ilişkin tehlikenin henüz tamamen ortadan kalkmadığını belirterek, “Atmosfere salınan zararlı gazlar onlarca yıl etkisini sürdürebiliyor. Bugün alınan önlemlerin sonuçlarını görmek için 20, 30, hatta 40 yıl beklemek gerekiyor” diyor.

[ad_2]
Apsny News

[ad_1] NASA ve NOAA’nın geçtiğimiz gün açıkladığı ölçümler, Antarktika üzerindeki ozon deliğinin son 10 yılın en büyük boyutlarına ulaştığını ortaya koydu. 18 Eylül’de 27,1 milyon kilometrekareye ulaşan ozon deliği, 1979 yılında başlayan uydu gözlemlerinden bu yana kaydedilen 48 yıllık dönemin en büyük yedinci mevsimsel ozon deliği olarak kayıtlara geçti. 7 Eylül-13 Ekim tarihleri arasındaki ortalama […]

Adım adım felakete! Ozon deliği son 10 yılın zirvesinde

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

dorokolomontodurunkibelekşisoryollaki tamaharoşi mikoloji fataaamilrok vilork morokarşzorfali porraki şıllitorriki pulliji filletulpu lullu