Bakan Koca’dan sağlık çalışanlarına: Hak aramak için sokağa gitmeyin, bana gelin!

31.07.2023 - Pazartesi 18:26

[ad_1]

MESUDE ERŞAN

@mesudersan

[email protected]

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yarın ve öbür günkü iş bırakma eylemi öncesi sağlık çalışanlarına uzun bir mektup yazdı. Taleplerin ‘sokak’ yoluyla ifade edilmesini ‘yerinde’ bulmadığını söyleyen Koca, hak aramaları için kendini ve bakanlığı adres gösterdi.

Fotoğraf: AA (Temsili)

Sağlık alanında faaliyet gösteren 19 sendika ve iki aile hekimliği dernekleri federasyonunun katılımıyla kurulan Sağlık ve Sosyal Hizmet Birlik ve Mücadele Platformu (SABİM) 1 ve 2 Ağustos’ta, tüm yurtta iş bırakma kararı almıştı.

Yetkili sendikaların sorunlara çözüm bulmaktan uzak ve hatta mevcut durumun sorumlularından olduklarını düşünen sendika ve federasyonlar, birlikte hareket etme ve mücadeleyi büyütmeye karar vererek SABİM çatısı altında toplanmıştı.

İş bırakma eylemi, tüm basamaklardaki kamu hastaneleri ve ASM’lerde yapılacak. Hekim, ebe, hemşire, laboratuvar ve radyoloji teknisyenleri, sosyal hizmet uzmanları ve tüm sağlık profesyonelinin tam gün yapacağı eylemde sadece acil sağlık hizmetleriyle hayati önem arz eden iş ve işlemler sürecek.

Eyleme saatler kala hekimlere SMS’le ulaşan mektubunda Koca, şunları dedi: “Bu dostane mektup, size doğru kişinin Türkiye Cumhuriyeti sağlık bakanı, doğru yerin Sağlık Bakanlığı, doğru yöntemin ‘iletişim’ ve çözüm üretimine işte bu eksende şahsen katılım olduğu mesajını versin istiyorum. Dönemsel haletiruhiyemizin, sorun çözme amacı yerine başka amaçlar güttüğünden pek emin olamayacağımız taraflarca fırsat bilinmesine izin vermemeliyiz.”

‘Gelin görüşelim’

Meslek örgütü Türk Tabipler Birliği’nin (TTB), pekçok sendika ve derneğin defalarca yaptığı görüşme talebine olumlu yanıt vermeyen Koca mektubunda, “Bakanlığımın ilk döneminde yaptığımız gibi, konuların sahipleri olarak yine, içinizden farklı yaklaşımlara sahip arkadaşlarla planlayıp, yüz yüze görüşelim. Sorundan ‘yeni sorun’ üretmeyi kazanım hanesinde görme yanılgısına düşenleri dikkatle uyaralım” ifadelerini kullandı.

Beyaz Reformun radikal çözümler ve köklü değişimler getirdiğini ifade eden Koca mektubuna sorular ve hatırlatmalar devam etti:

“Hekimlerin eline geçen aylık toplam miktarın şu anki düzeylere gelebileceğini acaba kaç kişi öngörebilmişti? Altı yıla karşılık 1 yıl yıpranma tazminatı kazanımını, 5510 sayılı yasanın zorunlu kıldığı prim esaslı emekliliğin hekim ve diş hekimlerini kapsar olmaktan çıkacağını içimizden acaba kaç kişi hayal edebilmişti? Mahsuplaşma sisteminin bir istisna bırakmadan kaldırılacağını, her emeğin karşılık bulması esaslı bir teşvik ödeme sisteminin uygulamaya geçeceğini acaba kaçımız tasavvur edebiliyordu? İntörn doktorlarla diş hekimliği son sınıf öğrencilerine tam asgari ücret ödenmesi ancak iyi niyetli bir plan gibi görülmüyor muydu? Dünyada örneği bulunmayan, sağlık çalışanları için adeta mesleki kalkan işlevi görecek güçte bir malpraktis yasası umuluyor muydu? Şiddet suçu karşısında başka hiçbir meslek grubunun sahip olamadığı yasal düzenlemelere sahip olacağımız, sağlıkta şiddet suçunun Katalog Suçlar kapsamına alınabileceği düşünülüyor muydu? Uygulamada sorunlarımız olduğu kesinlikle doğru, fakat sağlıkta şiddet suçlarına 10 yılları bulan cezalar verildiğine ilk kez tanık oluyoruz. Düzenlemelerin tam olarak yerleşmemiş olmasına bağlı sorunlara karşı ise bilmenizi isterim ki gerekli tutumu alıyoruz. Konu başlıklarımıza bir örnek daha vereyim: Aşırı nöbet yükünün, gayriinsani olması sebebi ile son bulacağını, bu durumu ‘şiddet’ olgusu kapsamında ele aldığımızı söylediğimizde tasarımızı pek de inandırıcı bulmayanlar sizce az mıydı? Hekim odalarına birer tıbbi sekreter atanması, sayınınsa 32 bine kadar varabileceği hayal kapsamında bir beklenti değil miydi? Bu ‘bir kitap’ dolusu gelişmelerin sayılmasına ihtiyacımız bulunmuyor. Unutan, yeri gelince hatırlıyor olmalı.”

‘Enflasyondan korumak için çalışmalarımız devam ediyor’

İlk reform döneminde ‘önemi inkar edilemez’ sonuçlar alındığını fakat hayata bağlı olarak, problemlerin de dinamik olduğunu belirten Koca, “Ne problemlerin tamamı aynı anda çözülebilir ne de ‘mükemmel ve eskimez türden çözüm’ üretilebilir” dedi.

Mektubunda “Biliyoruz ki halen devam eden, büyüme eğiliminde olan veya belirginleşmesi muhtemel sorunlarımız var. Tamamıyla olgunlaşmamış çözümleri paylaşmamış olmamızı anlayışla karşılayın” diye yazan Koca şunları kaydetti:

“Nöbet ücretlerinin adil bir düzeye çıkması gerekiyor. Sağlık çalışanlarının taban ödemesinin artırılması şart. Teşvikte tavana takılan arkadaşlarımızın önündeki sorun ivedi çözüm istiyor. Artan maliyetler karşısında aile hekimlerimizin cari harcamaları önemli bir meselemiz. Sn. cumhurbaşkanımızın sözünü verdiği, sağlık çalışanlarına yapılmakta olan sabit ödemenin emekliliğe sayılması konusunda da üzerimizde çok önemli bir görev var. Enflasyon gerçeğine karşı bütün sağlık çalışanlarımızı korumak amacıyla, ilgili taraflarla çalışmalarımız devam ediyor. Tek tek tüm konuları sıralamaya, açmaya imkân yok. Fakat her birimizi ve kamuoyunu yakından ilgilendiren şiddet sorunumuz karşısında gelinen nokta için bir açıklama yapmak boynumun borcudur:

Hastanelerimizde güvenli çalışma ortamları oluşturma konusunda kararlıyız. Yapılan yasal düzenlemelerle yetinemeyeceğimizi birçok kez belirttim. Sağlıkta şiddet gibi çok yönlü bir sorunda, hukuk, çözüm bileşenlerinin sadece bir parçasıdır. Artık tamamlama aşamasında olduğumuz ‘Sağlıkta Şiddete Karşı Eylem Planı’ çalışmamızı yakında uygulama sürecine koyacağız. Uygulama öncesinde sizlerin de geliştirici düşüncelerini almayı arzu ediyorum. Bu vesile ile vermek istediğim iki önemli haber var: Beyaz Kod sisteminin bir alt aşaması olacak ve muhtemel bir riske karşı devreye girmeye hazır, polis karakoluyla irtibat halinde çalışacak yeni bir sistemin yazılımı tamamlanmak üzeredir. Öte yandan, polis ve güvenlik görevlisi sayısı da yakında artırılacak. (Bu paragrafta değindiğim konular için size ayrıca yazacağım.)

Tüm sorunlara karşı başarıya ulaşmamız için, bizim kararlılığımızın sizin desteğiniz ile bütünleşmesi gerekiyor. Ayrıca şunu da dikkate almakta yarar var: Camia içinde uyum, kazanımların korunmasında önemli bir gerekliliktir. Haklı yanlarına rağmen yöntemiyle, dile getiriliş biçimi ve yeriyle kamusal atmosferde endişeye neden olacak bazı talepler, bu taleplerin anlamını devalüe eder: ‘Çare’ olan sağlık çalışanının, sorunlarına, herkesin yararına olacak çözümleri ararken başvuracağı yol, onun saygınlığı ile de örtüşmelidir.

‘Hasta mağduriyetini araç olarak kullanmayın’

Ülkemizin sağlık sistemi her profesyoneline ihtiyaç hisseden, bir kişinin boşluğunun diğer çalışanlar ve hastalarca hissedileceği bir sistemdir. Bu işleyişe karşı sorumsuzluk anlamına gelecek, hizmetimize zarar verici yönler içerebilecek tutum ve sistematik davranışların, ne bizce, ne de toplumca kabul edilir bulunması da mümkün değildir. Sağlık meslek grupları için yapılan iyileştirmelerin az çok farkında olunduğu için, kendini ‘sokak’ yoluyla ifade eden taleplerin ‘yerinde’ bulunmayacağı kanısındayım. Ve bu hatırlatmaları yapmaktan dolayı açıkçası üzüntü içindeyim. Hepimizin ortak yararlarını, sağlık hizmetinde düzenle sürekliliği esas alan kurallarımıza ise zaten bilindikleri için değinmiyorum. Kazanımların sorumlulukları artırdığı da zaten açıktır.

Sağlık meslek mensuplarının dayanışma ve ortak yarar üretme amaçlı organizasyonlar oluşturması tartışma kabul etmeyecek bir konu. Fakat her zaman şunu da düşünmekten yanayım. Örneğin, maden ocağı işçisinin örgütlü bir aksiyonu kömür üretimini aksatma üzerinden gerçekleşir. Hizmet verilen alan insan sağlığı olduğunda bu formüldeki ‘araç’ hastadır. Hasta mağduriyetinin araç olarak kullanılmasını bizler, doktor ve sağlık çalışanı tasavvurumuzla asla bağdaştıramayız. Bu durumun; mesleğimizin düşüşünden şikâyet edilen itibarını iyice tehlikeye attığını, sağlık alanındaki örgütlü yapılarınsa bizimle kan uyuşmazlığı gösteren yöntemler yerine bambaşka bir yaklaşıma ihtiyacı olduğunu kabul etmeliyiz. Kaynağı ‘yeni’ düşünceler olan çözümler, başka alanlara ait, eski şemalardan uyarlanmış çözümlerden kat kat fazla yararlıdır. Ve camiamızın sorunlarına karşı özgün zekaların parlayışlarına her zamankinden çok ihtiyacımız var.

Beyaz Reform’un ilk döneminde elde ettiğimiz kazanımlar ortada ve sağlık çalışanları kadar hastaların da yararınadır. Bu ikili ‘yarar’ ilkesiyle yolumuza devam etmeliyiz. İlkemize zıt düşecek algıların oluşmasındansa kaçınmalıyız. Şimdi odaklanmamız gereken konu, Beyaz Reform’un ikinci dönemidir. İkinci ‘Beyaz Reform’ döneminin başlamış olduğu haberini her birinizle paylaşıyorum.

Sağlık çalışanları Twitter’dan Koca’yı etiketleyerek yanıtlarını yolladı. Çoğunluk mektuba sitem ederek greve çıkacaklarını söyledi.



[ad_2]
Apsny News

YORUM YAZ

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.