[ad_1]
Anne-babaların çocuk yetiştirirken en çok zorlandığı konuların başında öfke nöbetleri, uyku sorunları, ayrılık kaygısı ve sınır koyma geliyor. Özellikle doğumdan üç yaşına kadar uzanan dönemde yaşananların, çocuğun duygusal dünyasının şekillenmesinde önemli rol oynadığı belirtiliyor. Gelişim Psikolojisi Bilim Uzmanı Sinem Özen Canbolat, Hayykitap etiketiyle yayımlanan Beni Büyüten Çocuk isimli kitabında, yalnızca çocukların gelişimini değil, ebeveynlerin kendi geçmişleriyle kurdukları ilişkiyi de mercek altına alıyor. Nehir söyleşi olarak kaleme alınan kitapta, anne-babaların gündelik yaşamda fark etmeden yaptığı davranışların çocuklar üzerindeki etkisi de ele alıyor.
“KUSURSUZ EBEVEYNLİK DİYE BİR ŞEY YOK”
Çocuk yetiştirirken hata yapmaktan korkan anne-babalara önemli mesajlar veren Canbolat, ebeveynlerin her an doğru davranmasının mümkün olmadığını vurguluyor. Çocuğun duygusal gelişiminde asıl önemli olanın yaşanan sorunların ardından ilişkinin yeniden kurulabilmesi olduğunu belirten Canbolat, “Bizim hedefimiz kusursuz olmak değildir. Zaten kusursuz ebeveynlik diye bir şey yoktur” diyor. Çocukların anne-babalarının zaman zaman öfkelenmesi ya da yorulmasından çok, sonrasında nasıl davrandıklarından etkilendiğine dikkat çeken uzman isim, “Çocuklar için öğretici olan hayatın hiç bozulmaması değil, bozulduğunda yeniden onarılabilmesidir” değerlendirmesinde bulunuyor.
“ÇOCUKLAR SÖZÜ DEĞİL, EYLEMİ OKUR”
Anne-babaların en sık yaptığı hatalardan birinin sınır koyarken tutarsız davranmak olduğunu belirten Canbolat, özellikle iki yaş civarında başlayan itirazların çocuğun bireyselleşme sürecinin bir parçası olduğunu anlatıyor. Çocukların yalnızca söylenen kelimelere değil, yetişkinlerin davranışlarına da dikkat ettiğini vurgulayan Canbolat, çocukların sağlıklı gelişiminde sevgi kadar sınırların da önemli olduğunu belirtiyor.
“ANLAYAN ANNE-BABA OLMALIYIZ”
Canbolat’In haberglobal.com aracılığı ile şu uyarıları gündeme taşıyor: “Çocuklar sözü değil, eylemi okur. Sınır sözle değil, eylemle konur. Bir çocuğun her istediğini yapmak ona iyilik etmek anlamına gelmez. Ancak sürekli sert tepkiler vermek de çözüm değildir. Çocukların hem kararlı hem de duygularını anlayan anne-babalara ihtiyacı var. Üstelik çocuklar ilk ‘hayır’larını konuşmaya başlamadan çok önce söyler. Henüz üç-dört aylık bir bebek bile bakışlarını kaçırarak, başını çevirerek ya da bedenini geri çekerek rahatsızlığını anlatabilir. Özellikle giydirirken, yıkarken veya altını değiştirirken verdiği bu işaretleri görmemiz gerekir.”
“GÜVEN KABUL GÖRMEKTEN DOĞAR”
“Çocuğun sınırlarına saygı duymak, onun her isteğini yerine getirmek değildir. Özgüven sınırsızlıktan değil, güvenli sınırlar içinde kabul görmekten doğar. Çocuk öfkelendiğinde, ağladığında veya itiraz ettiğinde de sevildiğini bilmelidir. Anne-babaların görevi çocuklarını sürekli mutlu etmek değil, onların duygularını anlayarak hayatın sınırlarını güvenli bir ilişki içinde öğretmektir.”
“ÇOCUKLAR HİSSETTİKLERİNİ HATIRLAR”
Çocukların anne-babalarıyla kurdukları ilişkinin ileriki yaşamlarında önemli izler bıraktığını anlatan Canbolat, ebeveynlerin kendi çocukluk deneyimlerinin de bu süreçte yeniden canlanabildiğine dikkat çekiyor. Çocukların büyüdüklerinde yalnızca kendileri için yapılanları değil, anne-babalarının yanında nasıl hissettiklerini de taşıdıklarını belirten Canbolat, “En çok yanında nasıl hissettiğini hatırlar” diyor.
[ad_2]
Apsny News


İstanbul’da anlamlı buluşma, Atatürk’ün mirasından geleceğe yolculuk
Anadolu’daki casus avı, komutanın her adımı izlenmiş!
Altın Portakal Film Festivali’nde ödüller sahiplerini buldu!
ABD 100 kültür varlığını Türkiye’ye iade etti
İzmir’in 110 lezzet noktasında gastronomi keşfi
Cadılar Bayramı ne zaman? Halloween kutlama tarihi
İngilizler’den tarihi ifşa! Osmanlı cephesinde müttefik ihaneti mi?