[ad_1]
Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde, küresel iklim krizinin ulaştığı boyut yeni raporlarla ortaya konuldu. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) Emisyon Açığı ve Uyum Açığı raporları, ülkelerin açıkladıkları hedeflerle uyguladıkları politikalar arasındaki büyük farkı gözler önüne serdi. İklim Masası yazarı Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, mevcut politikaların sürmesi halinde küresel sıcaklık artışının 2,8 dereceye ulaşabileceği uyarısında bulunurken, Türkiye’nin de iklim hedeflerini güçlendirmesi gerektiğini belirtti.
ACİLEN UZAKLAŞILMALI
Uzmanlara göre mevcut politikaların devam etmesi halinde yüzyıl sonuna kadar sıcaklık artışının 2,8 dereceye ulaşabileceği öngörülüyor. Yavaşlı, fosil yakıtlardan uzaklaşmanın iklim değişikliğiyle mücadelede en acil adım olduğunu belirterek, COP31’de ülkelerin emisyon azaltımına yönelik somut kararlar alması gerektiğini vurguladı.Türkiye’nin 2035 yılı için açıkladığı iklim hedefleri de değerlendirmelerin odağında yer aldı. Yavaşlı, UNEP raporuna göre Türkiye’nin mevcut hedeflerine ulaşmasının ilave bir çaba gerektirmediğine dikkat çekti. Türkiye’nin iklim hedeflerinin Paris Anlaşması’yla uyumlu olmadığını belirten Yavaşlı, emisyonların azaltılması için daha güçlü politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
305 MİLYAR DOLAR GEREKİYOR
UNEP Uyum Açığı Raporu ise iklim değişikliğinin etkileriyle mücadelede yaşanan finansman sorununu ortaya koydu. Rapora göre gelişmekte olan ülkelerin 2035 yılına kadar iklim değişikliğine uyum sağlayabilmek için her yıl 305 milyar dolara ihtiyacı bulunuyor. Buna karşılık 2024 yılında sağlanan uluslararası kamu kaynaklı uyum finansmanı yalnızca 28-32 milyar dolar düzeyinde kaldı. Bu rakamlar, ihtiyaç duyulan kaynaklarla sağlanan finansman arasında yaklaşık 10 katlık fark bulunduğunu gösteriyor.
AZALTIM GEREKİYOR
UNEP’in 2026 Emisyon Açığı Raporu’na göre küresel sıcaklık artışını yüzyıl sonunda yeniden 1,5 dereceye indirebilecek en düşük aşım senaryosuna ulaşmak için sera gazı emisyonlarının 2025 seviyelerine kıyasla 2030’a kadar yüzde 18, 2035’e kadar yüzde 45, 2040’a kadar ise yüzde 69 azaltılması gerekiyor. Ülkelerin mevcut iklim taahhütlerinin eksiksiz uygulanması halinde ise 2035 yılına kadar sağlanabilecek azalmanın yüzde 11-15 düzeyinde kalacağı hesaplanıyor.
KRİTİK SINAV
COP31’in Türkiye açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Yavaşlı, bilimsel araştırmaların karar alma süreçlerinde daha fazla kullanılması çağrısında bulundu. Türkiye’nin zirveye ev sahipliği yapmasının tek başına başarı olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Yavaşlı, “Antalya’daki toplantının yalnızca başarılı bir uluslararası organizasyon olarak hatırlanması yeterli olmaz. Ülkenin kendi iklim politikalarını güçlendirmesi, kentlerini ve tarım alanlarını iklim değişikliğinin etkilerine hazırlaması ve bilimsel araştırmaları karar alma süreçlerine daha fazla dahil etmesi çok daha kalıcı bir kazanım olur” dedi.
[ad_2]
Apsny News


Seçimi kaybedip ABD’ye kaçan Bolsonaro’dan açıklama: Bu sırrı mezara götüreceğim
UAEA Başkanı Grossi, düşmanımızın bir unsuru haline geldi
Alman bakanın şüpheli ölümü, Savcılık her ihtimali değerlendiriyor
Kolombiya’da polis karakoluna bombalı saldırı! 1 ölü, 6 yaralı
Savaş, Trump’ın siyasi yenilgisine sebep oldu
ABD ile anlaşma konusunda yeni bir gelişme yok
“ABD İran’a nükleer saldırı düzenleyebilir”