İsrail'in kıskaç planı! Lübnan üzerinden Akdeniz kuşatması!

08.12.2025 - Pazartesi 18:19

[ad_1]

İsrail, Gazze'den sonra bu kez Lübnan'ı hedef tahtasına oturttu. İsrail yönetiminin, son dönemde Lübnan’a yönelik sert söylemleri artarken, Hizbullah üzerinden yürütülen jeopolitik stratejinin arka planında ise Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve ticaret güzergahı olduğu belirtiliyor. Beyrut yönetimine sürekli olarak, “Hizbullah'ın silahsızlandırılması" üzerinden tehdit mesajları veren İsrail'in, çok kapsamlı bir stratejik planlama içinde olduğu belirtiliyor. Analistlerin "4 hedefli strateji" adını verdikleri plan kapsamında; Lübnan kıyıları, yer altı kaynakları, deniz yetki alanları ve su damarlarının ele geçirilmesinin amaçlandığı vurgulanıyor. Gazze'den, Beyrut'a uzanan "kıyı hegemonya" planı, aynı zamanda Doğu Akdeniz’deki enerji ve su güvenliği ekseninde yeni bir jeopolitik alan açma çabası olarak değerlendiriliyor. İran'a yakın açık kaynaklardan yansıyan bilgilerde ise Lübnan'ın denklemde yalnızca bir cephe değil; Doğu Akdeniz’in kapısı, Litani Nehri’nin kilidi ve deniz yetki alanlarını sınırlayacak yeni bir hat olarak görüldüğü vurgulanıyor.

İsrail'in kıskaç planı! Lübnan üzerinden Akdeniz kuşatması! - Resim : 1
İsrail, Lübnan'daki Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını talep ediyor.

LİTANİ NEHRİ'NİN ÖNEMİ

İsrail'in Golan Tepelerinden sonra en stratejik alan olarak gördüğü Litani Nehri ise Lübnan topraklarının kalbinden geçerek güneyde Akdeniz’e ulaşıyor. Anaslitler, Ürdün Nehri’nin giderek tükendiğini, Golan Tepeleri’nin askeri nedenlerle olduğu kadar hidro-stratejik nedenlerle de işgal edildiğine değinirken; Litani Nehri'nin zincirin son halkası olduğunu vurguluyorlar. Su Politikaları Uzmanı Dursun Yıldız, "Litani Havzası, hem su hem tarımsal üretim açısından İsrail için paha biçilmez" ifadesini kullanırken, "Güney Lübnan’ın su kaynakları ve tarım alanları, İsrail’in kuzey bölgesinde yaşanan kuraklık baskısını hafifletebilir. Litani suyu, deniz yetki alanları ve enerji koridorlarıyla birlikte yeni bir stratejik paket" yorumunda bulunuyor.

HEDEF ENERJİ KORİDORLARI

Güvenlik ve Strateji Uzmanı Ünal Atabay ise İsrail'in, Doğu Akdeniz’deki enerji potansiyelini tekeline almak için bölge ülkelerini baskıladığını ifade ederken, "Tel Aviv yönetimi, Kıbrıs üzerinden 'Deniz Yetki Alanı' tanımlamaları yapıp, Rum Yönetimi ile uyumlu hatlar oluşturarak, Türkiye'yi sıkıştırmaya çalışıyor. Amaç, Türkiye-Mısır anlaşmasını baltalamak ve bölgedeki enerji koridorlarını İsrail merkezli bir yapıya dönüştürmek. Sonuçta İsrail, diplomasi ve baskıyla Doğu Akdeniz’de jeo-ekonomik hegemonya kurmaya çalışıyor" diye konuştu.

MAVİ VATAN'A BASKI

Lübnan kıyılarının, Doğu Akdeniz’deki en tartışmalı deniz alanlarından biri olduğunu da sözlerine ekleyen Atabay, "Zengin hidrokarbon rezervleri İsrail, ABD, İngiltere bloğunun radarında. İsrail, bu alanlarda dolaylı hakimiyet kurmayı hedefliyor. Lübnan kıyılarının güneyinden başlayan bir İsrail nüfuzu hattı, Suriye açıkları üzerinden kuzeye uzanarak Türkiye’nin Mavi Vatan konseptinin doğu sınırlarını baskı altına alabilir. Bu hat, aynı zamanda Yunanistan-Kıbrıs-İsrail enerji üçgenine yeni bir stratejik derinlik kazandırır. Kısacası, Lübnan kıyılarının İsrail denetimine geçmesi, Doğu Akdeniz’in deniz yetki alanlarını yeniden tanımlamak anlamına gelir" dedi.

İsrail'in kıskaç planı! Lübnan üzerinden Akdeniz kuşatması! - Resim : 2
Litani Nehri, yaklaşık 920 milyon metreküplük yıllık su hacmiyle ülkenin tarım, enerji ve içme suyu ihtiyacının can damarı olarak kabul ediliyor.

TÜRKİYE İÇİN KRİTİK

Coşkun Başbuğ (Stratejist-Emekli İstihbarat Albay)

"Lübnan kıyılarının kontrolünün değişmesi, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarının yeniden çizilmesine yol açabilir. Bu durum, Türkiye’nin Mavi Vatan konseptinin güney sınırını daraltır ve Türkiye’nin enerji arama faaliyetlerini sınırlar. Bu tablo, sadece Doğu Akdeniz değil, su güvenliği ve enerji koridorları bağlamında da bir kuşatma hattının oluşması anlamına gelir."

BÖLGESEL SAVAŞ RİSKİ

"Lübnan’ın güneyinin işgale uğraması, enerji kaynaklarının dış güçlerin kontrolüne geçeceği bir dönemi de başlatır. Ancak Siyonist hamle, bölgesel bir yangını da tetikleyebilir. Çünkü Lübnan’ın kaybı, Doğu Akdeniz’in dengelerinin kaybı anlamına gelir. Türkiye, Suriye, Mısır ve hatta Avrupa enerji piyasaları bu domino etkisinden doğrudan etkilenir."

[email protected]

Kaynak: Web Özel

[ad_2]
Apsny News

YORUM YAZ

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.