[ad_1]
Karadeniz‘in korunması için 21 Nisan 1992’de imzalanan Bükreş Sözleşmesi ve 31 Ekim 1996’da İstanbul’da kabul edilen Karadeniz Stratejik Eylem Planı’nın üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen çevre sorunları devam ediyor. Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Rusya ve Gürcistan’ın taraf olduğu anlaşmalar, deniz kirliliğinin önlenmesi ve ekosistemin korunmasını hedefliyor. Ancak Avrupa Çevre Ajansı’nın 2024 yılında yayımladığı kıyı çöpü değerlendirmesinde Karadeniz, incelenen Avrupa deniz bölgeleri arasında en yüksek kirlilik düzeyine sahip alan olarak öne çıktı. Avrupa genelindeki kıyı araştırmalarında kaydedilen yaklaşık 1,5 milyon çöp parçasının yüzde 86’sının plastik olması, tehdidin boyutlarını gösterdi.
MİKROPLASTİK TEHLİKESİ
Karadeniz’deki kirlilik artık yalnızca kıyılara vuran çöplerle sınırlı değil. Aralık 2025’te yayımlanan bilimsel araştırmada, Giresun kıyılarındaki altı farklı istasyondan alınan örneklerde deniz suyunun litresinde ortalama 0,12, sahil kumunun kilogramında ise 72,22 mikroplastik parçacığı belirlendi. Tespit edilen parçacıkların yüzde 89’unun 50 mikrometreden küçük olması dikkat çekti.
116 BİN HEKTARLIK KORUMA
Karadeniz’in geleceği açısından kritik öneme sahip Istranca Dağları ise Türkiye ile Bulgaristan arasında uzanıyor. Bulgaristan, 1995 yılında ilan ettiği Strandzha Tabiat Parkı ile tam 116 bin 54 hektarlık alanı koruma altına aldı. Ülkenin en büyük korunan doğal alanı olan park, özellikle Veleka ve Rezve nehirlerinin havzalarını, ormanları ve biyolojik çeşitliliği korumayı amaçlıyor. Türkiye tarafında ise İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı gibi önemli koruma alanları bulunmasına rağmen çevreciler, Istrancaların tamamını kapsayan daha geniş bir koruma yaklaşımı istiyor.
DENİZ DE ETKİLENİR
Uluslararası Karadeniz Günü dolayısıyla açıklama yapan Doku Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Göksal Çidem, Karadeniz’in yalnızca deniz yüzeyindeki kirliliğe karşı korunamayacağını belirtti. Istranca Ormanları’ndaki doğal alanların parçalanmasına yönelik müdahalelerin, dereleri ve kıyı ekosistemlerini de tehdit edebileceğine dikkat çeken Çidem, şu değerlendirmeyi yaptı: “Karadeniz’i korumak yalnızca denizi korumak değildir. Onu besleyen dereleri, nehirleri, ormanları, sulak alanları ve kıyı ekosistemlerini de korumaktır. Istrancalar’da yükselttiğimiz itiraz yalnızca ağaçlar için değil; Rezve Deresi’nin, Veleka Nehri’nin, kuş göç yollarının, toprağın ve geleceğin korunması içindir.”
ISTRANCALAR İÇİN ÇAĞRI
Bükreş Sözleşmesi’nin kara kökenli kirliliği önlemeye yönelik hükümlerini hatırlatan Çidem, Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerinin yalnızca denizde değil, Karadeniz’i besleyen havzalarda da dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Bulgaristan’daki koruma modeline işaret eden Çidem, Istranca Ormanları’nın Türkiye tarafının da biyosfer rezervi statüsü hedefiyle değerlendirilmesini istedi. Çidem, “Istranca Ormanları, Bulgaristan tarafındaki koruma yaklaşımı örnek alınarak biyosfer rezerv alanı ilan edilip güvence altına alınmalıdır. Istrancaların bir bütün olarak korunması, Karadeniz’in korunmasının temel şartıdır” ifadelerini kullandı.
[ad_2]
Apsny News


Arap Koalisyonu, Suudi Arabistan’a yönelik İHA saldırısını duyurdu
İran’la savaş yakında sona erecek
ABD’nin gizli Türkiye dosyası, CIA’in arşivinden çıkan belgeler!
Şartlar üzerinde anlaşılmaya varılmazsa ABD ile ilerleme sağlanamaz
Bosna Hersek'te askeri helikopter kazası: Ölü ve yaralılar var
ABD’de İsrail’e tepki büyüyor, askeri yardımların kesilmesi isteniyor
Canlı yayın skandalı! Sunucunun attığı tekme modeli hastanelik etti