Rusya ile denge sarsılır mı? Gaz hattında jeopolitik fırtına

25.12.2025 - Perşembe 04:09

[ad_1]

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Eylül ayında Türkiye'nin "Rusya'dan petrol alımını durdurması" yönündeki açık çağrısı tartışılmaya devam ediyor. BOTAŞ'ın, 20 yıl boyunca 70 milyar metreküp ABD kaynaklı LNG tedarik edeceği anlaşma, Trump'ın Rus doğalgazına karşı başlattığı enerji savaşında Türkiye'yi önemli bir müttefik konumuna yerleştirirken, beraberinde ciddi riskler de içeriyor. İsviçre merkezli enerji ticareti devi Mercuria ve Avustralya merkezli Woodside Energy ile 2026-2045 yıllarını kapsayan anlaşmaya göre; 20 yıl boyunca 70 milyar metreküp doğal gaza eşdeğer LNG ithal edilmesi planlanıyor. Bu oran yıllık yaklaşık 4 milyar metreküp anlamına gelirken; ABD'den alınacak LNG'nin payı; Türkiye'nin yıllık 53.2 milyar metreküplük doğal gaz ihtiyacının yüzde 7'sini karşılayacağı vurgulanıyor.

Rusya ile denge sarsılır mı? Gaz hattında jeopolitik fırtına - Resim : 1
Analistlere göre Rusya'dan gelecek bir kesintinin, Türkiye ekonomisi ve enerji güvenliği üzerinde çok ciddi riskler yaratması söz konusu.

YÜZDE 40'I RUSYA'DAN

Anlaşmanın jeopolitik önemini anlamak için Türkiye'nin mevcut enerji tablosuna bakmak gerektiği vurgulanırken, Türkiye’nin doğal gaz ihtiyacının büyük bölümünü Rusya'dan karşıladığına dikkat çekiliyor. Öyle ki, Türkiye yılda yaklaşık 22 milyar metreküp doğal gazı Rusya'dan boru hatlarıyla alırken, bu oran toplam ithalatın yüzde 40'ından fazlasına denk geliyor. Rus gazının yıllık maliyeti 9 milyar dolar olarak telaffuz ediliyor. Türkiye için diğer en büyük tedarikçi ise kardeş ülke Azerbaycan. Türkiye, Azerbaycan'dan yıllık 10,5 milyar metreküp doğalgaz ithal ederken; bu oran toplam tüketimdeki payın yüzde 21'ine denk geliyor. İran'dan alınan miktar yıllık 8,5 milyar metreküp; diğer büyük tedarikçiler olan Cezayir, Nijerya, ABD ve Katar'ın LNG ithalatındaki toplam payı ise yüzde 20-23 olarak belirtiliyor.

ABD'DEN ALMAK MASRAFLI

ABD'den LNG ithalatında en büyük sorun ise artan maliyet. ABD LNG'si, Rusya'dan boruyla gelen gaza kıyasla daha pahalı. Rus boru gazının birim maliyeti uzun vadeli anlaşmalarda 320-400 dolar/1000 m³ civarındayken, ABD LNG'sinin maliyeti taşıma, sıvılaştırma ve gazlaştırma maliyetleriyle birlikte 350-500 dolar/1000 m³’ü buluyor. Bu da yaklaşık yüzde 15-40'lık bir ek maliyet anlamına geliyor. Yıllık 4 milyar metreküp oranda bu fark, 150-400 milyon dolar ek yük anlamı taşıyor. Türkiye-Rusya ilişkilerinde ham petrol ve petrol ürünlerinde de benzer bir tablo gözlemleniyor. Türkiye'nin ham petrol ithalatının yüzde 30'undan fazlası Rusya'dan gelirken, günlük 200 bin varilin üzerinde alım yapılıyor.

TURİZMİN YÜKÜ RUSLAR'DA

Öte yandan Türkiye ile Rusya arasındaki ekonomik ilişkiler, enerjisinin yanı sıra turizm, tekstil, ticaret ve gıda pazarında da önemli bir hacmi oluşturuyor. Yatırım tarafında ise Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesi öne çıkıyor. Rosatom tarafından Mersin'de inşa edilen ve değeri yaklaşık 20 milyar dolar olan santral, Türkiye'nin elektrik ihtiyacının önemli bir kısmını karşılamayı hedefliyor. Ayrıca, Türkiye'den Rusya'ya tarım ve gıda ürünleri ihracatı ile Türk müteahhitlik firmalarının faaliyetleri ilişkilerin diğer önemli bileşenleri arasında yer alıyor. 2026 yılına doğru bu dinamik seyrin nasıl şekilleneceği merak edilirken, Türkiye'nin Rusya'ya yönelik 9.2 milyar dolarlık ihracat rakamının artması gerekliliğinin altı çiziliyor.

Rusya ile denge sarsılır mı? Gaz hattında jeopolitik fırtına - Resim : 2
Her yıl yaklaşık 5 milyon Rus turist Türkiye'yi ziyaret ederken, turistlerin ülke ekonomisine sağladığı döviz girdisi 8 milyar dolar olarak tahmin ediliyor.

"TEK ÜLKE İLE OLMAZ"

Enerji uzmanları, uzun vadeli ABD LNG sözleşmelerinin jeopolitik riskler barındırdığı konusunda uyarılar yaparken, siyaset bilimci Umur Tugay Yücel ise ABD ile yapılan anlaşmanın içeriği kadar Türkiye'nin stratejik yaklaşımının da önemli olduğunu vurguluyor. Yücel, “ABD Trump döneminde de gaz ve doları silah olarak kullanıyor. Bu durum bize hikayenin sadece ekonomik olmadığını gösteriyor” diyor. Yücel, Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefi doğrultusunda kaynak çeşitlendirmesinin şart olduğunu da vurgulayarak, “Bu anlaşma Türkiye'nin kendi enerji arz güvenliği için rasyonel. Tek bir ülkeye bağımlılığı azaltan, kaynaklarını çeşitlendiren bir Türkiye var” ifadelerini kullanıyor.

İLİŞKİMİZ DİNAMİTLENMEMELİ

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni ise, Rusya'nın vazgeçilmez bir enerji tedarikçisi ve önemli bir pazar konumunda olduğunu vurgularken, “2026 yılına giderken, bu karşılıklı ilişkinin temeli dinamitlenmemeli” diyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

[ad_2]
Apsny News

YORUM YAZ

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.