[ad_1]
Bulgaristan‘da 1 Kasım’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunu, Rusya ile diyaloğun geliştirilmesini savunan mevcut Cumhurbaşkanı İliyana Yotova kazandı. Sandık sonuçlarına göre Yotova oyların yüzde 57,4 ila 58,2’sini alırken, Batı yanlısı rakibi Andrey Gyurov yüzde 38,6 ila 39,6 aralığında kaldı. Yotova, Bulgaristan’ın doğrudan halk tarafından seçilen ilk kadın cumhurbaşkanı oldu. Seçim, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Karadeniz’e yayılan güvenlik sonuçlarının tartışıldığı bir dönemde yapıldı. Yotova kampanyasında barış, diyalog ve Bulgaristan’ın kendi dış politikasını belirlemesi mesajlarını öne çıkardı. Ukrayna’ya askeri yardım konusunda mesafeli duran Yotova, Moskova ile ilişkilerin normalleştirilmesini savunuyor.
ALMANYA’DA DA BENZER TEPKİ
Avrupa‘daki bu siyasi değişimin en dikkat çekici örneklerinden biri Almanya. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD), 6 Eylül’de Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan seçimde oyların yüzde 43,8’ini alarak birinci oldu. Parti, beş yıl önceki oy oranını ikiye katladı. Ancak eyalet parlamentosunda tek başına hükümet kurmak için gereken çoğunluğu üç sandalye farkla kaçırdı. AfD’nin yükselişi, Almanya’nın Ukrayna politikasında da tartışma yaratıyor. Almanya, Kiev’e askeri destek veren başlıca Avrupa ülkelerinden biri. AfD’nin iktidara yaklaşması halinde Berlin’in bu desteği sürdürme biçimi ve Rusya’ya yönelik yaptırımların geleceği Avrupa gündeminin önemli başlıklarından biri olacak.
FRANSA’DA ULUSALCI SAĞ İKTİDARA YAKLAŞIYOR
Fransa’da ise Marine Le Pen’in Ulusal Birlik (RN) hareketi, 2027 cumhurbaşkanlığı seçiminin en güçlü siyasi aktörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak Fransa’daki ulusalcı sağın Rusya politikası, AfD’ninkinden farklı bir çizgi izliyor. Ukrayna’nın işgalinden önce Moskova ile yakın ilişkileri ve Rusya’ya yönelik daha ılımlı tutumuyla bilinen Le Pen, son dönemde Rusya’nın saldırganlığını kınayan ve Ukrayna’ya askeri desteğin sürmesini kabul eden açıklamalar yaptı. Buna karşılık Kiev’e mali yardımın azaltılmasını ve Ukrayna’nın AB üyeliğine karşı çıkmayı sürdürüyor. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nin (ECFR) yayımladığı değerlendirmede de Le Pen’in iktidara gelmesi halinde Fransa’nın AB’nin Rusya politikası, genişleme ve güvenlik başlıklarında daha farklı bir tutum alabileceği belirtiliyor.
AVRUPA KAMUOYU RUSYA KONUSUNDA İKİYE BÖLÜNDÜ
Siyasi partilerdeki değişim, Avrupa kamuoyundaki görüş ayrılığıyla da örtüşüyor. Eylül ayının son haftasında Avrupa Birliği’nin 27 üyesinde 5 bin 67 kişiyle yapılan EUROSCOPE araştırmasına göre katılımcıların yüzde 36’sı Rusya’ya karşı çok sert ve tavizsiz bir politika izlenmesini isterken, aynı orandaki kesim Moskova ile uzlaşma yollarının aranmasını savunuyor. Araştırmaya katılanların yüzde 69’u ise AB ülkeleri ile Rusya arasında silahlı çatışma çıkmasından endişe duyduğunu belirtti. Değerlendirmelere göre bu sonuçlar, Avrupa’da Rusya’ya karşı sert tutumun güçlü bir desteğe sahip olmakla birlikte, diplomasi ve uzlaşma isteyen kesimin de aynı büyüklüğe ulaştığını gösteriyor.
AVRUPA’NIN ORTAK RUSYA POLİTİKASI SINANIYOR
Avrupa kamuoyunda yapılan değerlendirmelere göre Bulgaristan’daki seçim sonucu, Almanya’da AfD’nin yükselişi ve Fransa’da ulusalcı sağın iktidar iddiası, Avrupa’nın Rusya politikasında tek sesli hareket etmesini zorlaştıran gelişmeler olarak öne çıkıyor. Son dönemde Macaristan ve Slovakya’nın da Moskova’ya yönelik yaptırımlar ve Ukrayna’ya destek konusunda AB çizgisine itiraz etmesi, bu ayrışmayı daha görünür hale getiriyor.
[ad_2]
Apsny News


10 kişilik Learjet 60 Florida’da düştü
ABD’de maç sonrası silahlı saldırı: 1 ölü, 8 yaralı
“Bu gece Donald Trump olarak geldim”
Sarı Yelekliler yeniden ayaklandı! 296 kişi gözaltına alındı
Karadeniz için çevre alarmı! Tehlike denizden değil karadan geliyor
ABD’nin gizli Türkiye dosyası, CIA’in arşivinden çıkan belgeler!
Şartlar üzerinde anlaşılmaya varılmazsa ABD ile ilerleme sağlanamaz